YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3304
KARAR NO : 2020/4798
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, mirasbırakan anneleri …’nun kayden maliki olduğu kat mülkiyeti kurulu 7412 ada 24 parseldeki 11 nolu bağımsız bölümü davalı …’i ara malik kullanmak suretiyle oğlu diğer davalı …’ya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miraspayı oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.Davalı …, taşınmazı diğer davalı …’ya devretmek amacıyla temlik aldığını bildirmiş, davalı … ise; taşınmazın mal kaçırma amacıyla devredilmediğini, kaldı ki dava konusu taşınmazı da kapsar şekilde mirasçılar arasında protokol yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, temliklerde muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen karar Dairece “… Hemen belirtilmelidir ki, davalı savunmasında dava konusu taşınmazı da kapsar şekilde mirasçılar aracılığıyla yapılan sözleşme ve protokollere dayanmış, temyiz dilekçesinde de bu sözleşme ve protokolleri sunmuştur. Hâl böyle olunca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 677. ve takip eden maddeleri gereğince değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere karar bozulmalıdır…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.Ne varki, davacıların çekişme konusu taşınmazdaki miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilip, kalan payın davalı üzerinde bırakılması ile yetinilmesi gerekirken davalı yönünden de tescil hükmü kurulması doğru değil ise de; anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün pay iptal ve tesciline ilişkin birinci fıkrasındaki ” 2 payının davalı … adına tesciline ” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, aynı cümlenin sonuna “kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesine, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ nin geçici 3. maddesi yolmasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.