Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/4725 E. 2020/5891 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4725
KARAR NO : 2020/5891
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ

Davacı, davalılarla aralarında yaptıkları 30.04.2015 tarihli sözleşme gereğince adlarına kayıtlı 11 ada 9 parseldeki 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 10 nolu bağımsız bölümleri toplam 1.550.000,00 TL bedelle davalı şirkete satış suretiyle temlik ettiklerini, satış bedelinin 300.000,00 TL’sinin peşin, geriye kalan 1.250.000,00 TL’sinin ise teslim edilen vadeli 18 adet çekle ödenmesi gerekirken, 250.000,00 TL’nin ödenmediği gibi çeklerin karşılıksız çıkmaya başladığını, yaptıkları araştırmada eylül ayı itibariyle şirketin çek ödemelerini durdurduğunu öğrendiklerini, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ederek hileli davranışlarla iradelerini yanılttıklarını, davalı şirketin güvenilir ve ekonomik durumunun iyi olduğuna dair güvence vererek kendilerini taksitli satışa ikna ettiklerini, davalıların gerçekte taşınmaz satın alma ve ödeme niyetlerinin olmadığını, taşınmazları üzerine ipotek tesis ettirip düşük bedelle 3. kişilere satarak haksız çıkar elde etmek istediklerini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa ödenmeyen bakiye satış bedelinin davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalı şirket, taraflar arasında imzalanan 22.04.2015 tarihli sözleşmede, alıcının temerrüdünde satıcının satışa konu şeyi geri alabileceğine dair şart belirtilmediğinden tapu iptali ve tescil isteğinin reddinin gerektiğini, bedel isteği yönünden ise dava tarihi itibariyle vadesi gelmeyen çek bedellerinin istenemeyeceğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davalı şirketi vekaleten temsil ederek sözleşme ve işlemleri yaptıklarını, aldatmanın söz konusu olmadığını, satış bedellerinin büyük bir kısmını ödediklerini bakiye 250.000,00 TL borç kaldığını, ancak şirketin ödeme güçlüğüne düşmesi sonucu vadesi gelen ödemenin yapılamadığını, davacının istemi üzerine dava konusu 3 parça taşınmaz üzerine tedbir konulmasıyla taşınmazların 3. kişilere satışının dolayısıyla davacıya ödeme yapma durumunun geciktiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, hile iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmiş, bedel isteği yönünden ise, taraflar arasında yapılan sözleşmede bir kısım çek bedellerinin ödenmemesi halinde tüm çeklerin muaccel hale geleceği yönünde hüküm bulunmadığı gerekçesiyle dava tarihi itibariyle vadesi gelmeyen çekler yönünden dava reddedilmiş, dava tarihi itibariyle muaccel olup kaşılıksız çıkan 13.09.2016 ve 13.10.2016 tarihli çeklerin bedelleri toplamı 140.000,00 TL’nin davalı şirketten tahsiline, davalılar … ve…’e karşı açılan dava ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacıların istinaf başvurusu, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddedilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 18.50. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.