YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4838
KARAR NO : 2020/5834
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Asıl davada davacı … ve birleştirilen davada davacı …; mirasbırakan babaları …’ın kadastro öncesi bir kısım tapulu taşınmazlarını satış suretiyle davalı oğlu …’e temlik ettiğini, …’in de taşınmazlardaki bir kısım payını kardeşi olan diğer davalı …’e devrettiğini, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 1703, 1877, 1888, 1891, 1922 parsel sayılı taşınmazların davalı … adına, 1655, 1938, 1939, 2649 nolu parsellerin de eşit paylarla davalılar … ve … adına tescil edildiğini, tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Asıl ve birleştirilen davada davalılar, dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları neticesinde adlarına tescil edildiğini, Kadastro Kanunun 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, yabancayı satılmaması için taşınmazları bedeli karşılığında satın aldıklarını, parkinson hastası olan mirasbırakan babalarına ve felçli olan annelerine ölünceye kadar baktıklarını, mirasbırakanın davacılara da nakit para verdiğini, başka taşınmazlarının da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece Mahkemesince, temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinafı üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle mirasbırakan tarafından ilk el …’e yapılan temliklerin muvazaalı olduğu saptanarak ve bir kısım taşınmazları davalı …’ten edinen diğer davalı …’in de durumu bilen ya da bilmesi gereken kişi konumunda olması nedeniyle TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gözetilerek asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden Reddine.
Davalılar vekilinin harç ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değeri, taşınmaz ya da taşınmazların tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değerdir.
Öte yandan, taşınmazlarla ilgili davalarda vekalet ücretine esas olan değer ya dava dilekçesinde gösterilen değer veya mahkemece keşifte belirlenen ve buna göre eksik harcı tamamlanan değerdir.
Somut olayda; asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı 20.000 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı, yapılan keşif sonucu dava konusu taşınmazlarda davalılar adına kayıtlı olan payların dava tarihi itibariyle değerinin 3.510.617,50 TL olarak saptandığı, her bir davacının miras payına (1/5) düşen değerin 702.123,50 TL olduğu, asıl ve birleştirilen davada ayrı ayrı 623.232,32 TL üzerinden harç ikmali yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazların keşfen belirlenen değerinden asıl davada davacı …’nin ve birleştirilen davada davacı …’ın miras payına (1/5) isabet eden 702.123,50 TL üzerinden ayrı ayrı karar ve ilam harcına hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, asıl ve birleştirilen davada ayrı ayrı harçlandırılan 623.232,32 TL değer üzerinden davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, harcı tamamlanmayan 702.123,50 TL üzerinden fazla vekalet ücreti tayini doğru değildir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesine ait hükmün vekalet ücretine ilişkin 17. bendinde yer alan “42.034,94 TL” ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine; “38.879,28 TL” ibaresinin yazılmasına, yine 20. bendinde yer alan “42.034,94 TL” ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine; “38.879,28 TL” ibaresinin yazılmasına, asıl ve birleştirilen davada davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi gereğince hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 09/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.