Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/4953 E. 2020/5688 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4953
KARAR NO : 2020/5688
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ

Davacılar, mirasbırakanları …’in 57 ada 14 parseldeki 28 nolu bağımsız bölümü davalıya devrettiğini, asıl amacın ikinci eşi olan Müşerref lehine mal kaçırmak olduğunu, davalının Müşerref’in ve mirasbırakanın tanıdığı ve köylüsü olduğunu, emanetçi sıfatı ile dava konusu taşınmazı elinde bulundurduğunu, çekişme konusu taşınmaz devredilmesine rağmen mirasbırakanları tarafından kullanıldığını, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, çekişme konusu taşınmazı bedelini ödemek suretiyle devraldığını, mirasbırakanın uzunca bir süre tedavi gördüğünü, bu süreçte taşınmazını satılığa çıkarttığını, muvazaa olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı …, muvazaa olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle mahkemece temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın tapu kaydının davacının miras payı oranında iptaline karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek taşınmazın tapu kaydının tamamının iptaline yönelik hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; ilk derece mahkemesine ait hüküm fıkrasından 1.bent çıkartılarak yerine 1.bent olarak “… ili … ilçesi …’de kain 57 ada 14 parselin tapu kaydının … 3. … 03.02.2015 tarih 00811 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi gereğince davacıların miras payları oranında iptali ile 3/8 payın davacı …, 3/8 payın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan 2/8 payın davalı uhdesinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına,
Davalı tarafın temyiz itirazının bu yönden ve re’sen yapılan inceleme sonucu kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.