Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/5378 E. 2020/5531 K. 28.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5378
KARAR NO : 2020/5531
KARAR TARİHİ : 28.10.2020

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU KAYDINDA DÜZELTİM

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve tespit isteklerine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan dedelerinin nüfus kütüğünde “…ve …’den olma 1894 doğumlu … …” olarak kayıtlı olduğu halde 4 parça taşınmazın tapu kaydında sadece “… mirasçıları” yazıldığını ileri sürerek, paylı malik “… mirasçılarının” mirasbırakanları olduğunun tespiti ve anılan tapu malikinin baba adı ile soyadının nüfus kaydına göre düzeltilmesini istemişlerdir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Düzeltim isteğinin kabulüne, doğum tarihi ve anne adının düzeltilmesine ilişkin isteğin idareyi ilgilendirdiği gerekçesiyle reddine ilişkin verilen karar, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince araştırmaya yönelik olarak bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra talebin reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesince, “1893 doğumlu … ve Havva’dan olma hoca lakaplı …’ın dinlenen … haricindeki mirasçılarının da dinlenmesi ve mülkiyet iddialarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, diğer taraftan tapuda malik görünen …’nin nüfus kayıtlarının incelenmesi eşleri olduğu söylenen … ve …’nin nüfus kayıtları getirtilerek irtibatın sağlanması ve mirasçılarının beyanlarının alınması, yine ….’un babası …ve annesi …’e ait aile nüfus kayıtları getirtilerek tüm akrabalık bağlarının tespit edilmesi, tapuda malik görünen …’in kim olduğunun araştırılması, dava konusu taşınmazların 1/5 payının Şubat 1950 tarihli 58 no’lu tapu kaydı ile …oğlu …’e satış sureti ile tescil edildiğinden, kök T. Evvel 316 tarihli 81 sıra nolu tapu kaydındaki kalan 4/5 payın maliklerinin ve ne şekilde tespit edildiklerinin araştırılması, anılan tapuların ilk oluşumundan itibaren tüm gitti kayıtlarıyla birlikte getirtilip incelenmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi”gerektiği gerekçesiyle ikinci kez bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, baba adı ve soyadı hanesindeki düzeltmelerle ilgili tespit ve düzeltim isteklerinin kabulüne, ana adı ve doğum tarihi tespiti sonrasında tapuya tescil isteğinin ise idari işlem kapsamında olduğu gerekçesiyle, bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Dairece, “Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.09.2012 gün 2012/8042 E.-2012/10053 K. sayılı bozma kararında değinilen ilkeler çerçevesinde hükme esas olacak ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde inceleme ve araştırma yapılması, sonucuna göre davacıların baba adı ve soyadı düzeltilmesi istekleri yönünden bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle 3. kez bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece, davacı vekilinin 22.09.2016 tarihli duruşmada alınan beyanı doğrultusunda davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Somut olayda, davacılar vekili, 22.09.2016 tarihli duruşmada, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların … … mirasçıları olan davacılar adına idarece tapuda intikal gördüğünü, davanın konusuz kaldığını beyan etmiş, mahkemece davacılar vekilinin bu beyanı dikkate alınarak davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacılar adına intikal gören payın, mirasbırakanları … …’den gelmediğini, bir başka mirasbırakandan geldiğini, duruşmadaki beyanının büyük bir yanılgıya dayalı olduğunu ifade etmiştir.Geri çevirme ile dosyaya getirilen güncel kayıtlar incelendiğinde, çekişme konusu 498, 499, 500 ve 501 parsel sayılı taşınmazlarda “… mirasçıları” paydaş iken, 04.09.2019 tarihinde yapılan toplulaştırma işlemi neticesinde oluşan 14563 ada 25 parsel sayılı taşınmazda “… mirasçıları”nın halen paydaş olduğu, 02.03.2016 tarihinde davacılar adına intikal gören payın ise “… mirasçıları”ndan değil, bir başka paydaş “…oğlu …”den geldiği, davacılar vekilinin 22.09.2016 tarihli duruşmada sehven beyanda bulunduğu ve bu beyanın haktan vazgeçme niteliğinde olmadığı için işin esasına bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, Dairenin bozma ilamı gereğince araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.Davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 28/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.