Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/767 E. 2020/5267 K. 20.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/767
KARAR NO : 2020/5267
KARAR TARİHİ : 20.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Davacılar, kadastro sırasında tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmazın mirasbırakanları … … tarafından açılan tescil davası neticesinde murisleri adına tescil edildiğini, imar uygulaması sonucu da en son olarak 8457 parsel ile 434 ada 9 parsel numarasını aldığını, ancak akrabaları olan dava dışı …’ün mahkeme kararı ile anne adını ”…” olarak değiştirip bu doğrultuda aldığı veraset ilamını kullanarak taşınmazları yolsuz olarak adına intikal ettirdikten sonra 9 nolu parseli birlikte hareket ettiği dava dışı …’ye, 8457 nolu parseli ise davalı …’e satış suretiyle devrettiğini,…’ın da 9 nolu parseli daha sonra davalı …’e aktardığını, davalıların iyiniyetli olmadıklarını ileri sürerek, tapu iptal ve … … mirasçıları adına miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, iyi niyetli alıcı olduklarını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, yargılama sırasında davalı …’in ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
Davanın reddine dair verilen karar, en son olarak Dairece; ”Hal böyle olunca, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazları kimin hangi tarihten beri ne şekilde kullandıkları, temlik tarihinde davalıların alım güçlerinin olup olmadığı, davalıların edinimlerinden sonra taşınmazlarda tasarruflarının bulunup bulunmadığı, tasarruf etmiş iseler hangi tarihten beri ne şekilde tasarruf ettikleri konusunda mahalli bilirkişilerin ve tanıkların etraflıca beyanlarının alınması, yine davalıların alım güçleri konusunda zabıta araştırması yapılması, öte yandan davalıların taşınmazları satın aldıkları dava dışı … ile … ile ilgili … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/50 Esas, 2012/235 Karar sayılı kararının kesinleşmesi beklenerek anılan dosyanın da evrak arasına alınması, toplanacak delillerin, toplanan deliller ve … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/50 Esas, 2012/235 Karar sayılı dosyasında toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.’ gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddianın sabit olduğu ve kayıt maliki davalıların iyi niyetli olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.10.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Avukat …, davalılar … vd. Vekili Avukat …, davalı … …. vekili Avukat … …. ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat …, İhbar olunan … vekili Avukat …. geldiler, davetiye tebliğine rağmen İhbar olunan … vasisi … gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalıların aşağıdaki bendler dışındaki temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.
Hemen belirtilmelidir ki, harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
Somut olayda taşınmazların dava tarihi itibariyla keşfen belirlenen değerlerinin toplamı 46.870,73 TL olup, bu değer üzerinden karar ve ilam harcına hükmolunması gerekirken hatalı şekilde dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden harca hükmolunması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, çekişmeli 8457 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucunda 673 ada 1, 698 ada 1, 701 ada 4 ve 702 ada 1 parsel numaralarını aldığı, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hem kapatılan kayıt hem de yeni kayıtlar üzerinden tapu iptal ve tescile hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 2-a) bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına 2. bendin sonraki başlıklarının da a-b-c-d olarak yeniden harflendirilmesine, yine harca ilişkin 4. bendin hükümden çıkarılarak yerine 4. bent olarak ‘Alınması gerekli olan 3.201,73-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 675,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.526,73-TL harcın davalılardan tahsili hazineye gelir kaydına, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 675,00 TL harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine’ ibaresinin yazılmasına davalıların bu yönlere ilişkin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.