YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1866
KARAR NO : 2020/5836
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddedilmiş, davalının temyizi üzerine, kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 18.02.2019 tarihli ek karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
– KARAR –
Dava, 5737 sayılı Yasanın 17.maddesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı … İdaresi, ….Vakfı’ndan olan 2129 ada 15 parsel sayılı taşınmaz … oğlu … adına kayıtlı iken adı geçene … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/860 Esas 2000/977 Karar sayılı ilamı ile … Defterdarının kayyım tayin edildiğini, 10 yıllık kayyımla idare süresi dolduğundan davalı Hazine tarafından açılan iptal-tescil davası neticesinde … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/168 Esas 2006/111 Karar sayılı ilamı ile … oğlu …’in gaipliğine ve taşınmazın davalı Hazine adına tesciline karar verildiğini, aslı vakıf olan taşınmazın mahlulen vakfına intikal etmesi gerektiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece Mahkemesince, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun 17. maddesindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 15.01.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, anılan karara yönelik davalı vekilinin temyiz başvurusu kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle 18.02.2019 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın 21.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı ve yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın değeri keşfen saptanmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur.
Aynı Yasanın 30. maddesi ise “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılıyorsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409. maddesinde (HMK 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” şeklinde, 32. maddesi ise; “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Harçlar Kanununun uygulaması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husustur.
Hal böyle olunca, taşınmaz başında keşif yapılarak Harçlar Kanunu 16. madde uyarınca taşınmazın dava tarihindeki değerinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 15.01.2019 ve 18.02.2019 tarihli kararlarının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren … 6. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 09.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.