YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3081
KARAR NO : 2020/6700
KARAR TARİHİ : 14.12.2020
MAHKEMESİ: … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: GAİPLİK – TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen gaiplik tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekilinin istinafı üzerine …Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf taleplerinin esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, gaiplik, tapu iptali ve tescili ile malvarlığının intikali istemlerine ilişkindir. Davacı, 3315 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 5/282 payının … adına kayıtlı olduğunu, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/15 esas 2007/775 karar sayılı ilamıyla anılan için 3561 sayılı kanun hükümlerine göre … Defterdarının kayyım olarak atandığını, 10 yıllık kayyımla idare edilme süresinin dolduğunu, taşınmazın kira gelirlerinin de kayyım tarafından banka hesabında yönetildiğini ileri sürerek TMK’nin 588. maddesi uyarınca …’nin gaipliğine, … nolu hesap bakiyesinin Hazine adına irat kaydedilmesine, 3315 ada 7 parsel sayılı taşınmazın … adına kayıtlı 5/282 payının tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı, şartların sağlandığını belirterek davanın kabul edilmesi gerektiğini bildirmiştir.Mahkemece, kayyımın temsil kayyımı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekilinin istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.Somut olayda; davacı tarafından dava dilekçesinde dava değeri gösterilmemiş, mahkemece de keşif yapılmadan kayyımın temsil kayyımı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur.Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talebolunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır” hükmü yer almaktadır. Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunun 32.maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı vurgulanmıştır. Aynı Yasanın 30. maddesinde ise; “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150 nci maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda, her ne kadar davacı Hazine harçtan muaf ise de dava değerinin belirlenmesi kanun yollarına başvurularda kesinlik sınırının tespiti açısından zaruri olup, mahkemece dava değeri tespit edilmeksizin karar verilmesi isabetli değildir.Hal böyle olunca; taşınmaz başında keşif yapılarak Harçlar Kanunu 16. madde uyarınca dava değerinin belirlenmesi ve kayyımın niteliği de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 14/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.