YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3300
KARAR NO : 2021/2282
KARAR TARİHİ : 14.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı olduğu kök 550 parsel sayılı taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için dava dışı kardeşi …’i vekil tayin ettiğini, ancak vekilin rızası hilafına taksim yapmak istediğini fark edince azlettiğini, bilahare taşınmazın ifrazı için yeniden adı geçeni vekil tayin ettiğini, vekaletnamede rızai taksim yapma yetkisi bulunmadığı halde vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle mülkiyet hakkını ortadan kaldıracak şekilde rızai taksim yapıldığını, taksim sonucu oluşan 1159 ve 1160 parsellerde mülkiyet hakkının yok edildiğini, 1161 parsel sayılı taşınmazda ise 1/3 pay maliki haline getirildiğini ileri sürerek ifrazen oluşan ve davalı adına kayıtlı olan dava konusu 1159 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının tashihi ile payı oranında adına tescilini, olmadığı taktirde TMK 1007. maddesi uyarınca yolsuz tescil nedeniyle sorumluluğu bulunan davalı … müdürlüğünden şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiş; davalı …, davacının kendisi aleyhine aynı parsellerle ilgili olarak Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/213 ve 2012/416 Esas sayılı dosyaları üzerinden açtığı tapu iptal davalarının retle sonuçlanıp kesinleştiğini belirterek, kesin hüküm nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar Dairece, “ …kesin hüküm olduğu kabul edilen her iki dava ile eldeki dava konusunun birbirinden farklı olduğu ve eldeki davada kesin hükümden söz edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle kesin hükmün varlığından söz edilerek yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kabule göre de; tapu müdürlüğü aleyhine açılan tazminat talepli dava bakımından olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddianın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 14,90. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.