Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/3508 E. 2020/5044 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3508
KARAR NO : 2020/5044
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT

Taraflar arasındaki davadan dolayı Samandağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.05.2019 gün ve 121-239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.

-KARAR-

Dava tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki bulunduğu 2337, 2881, 2889, 2906, 2907, 3220, 3221 ve 3225 parsel sayılı taşınmazların ölünceye kadar bakma akdi ile oğlu olan davalıların mirasbırakanı …’a devredildiğini ancak, gerek …’ın ve gerekse ölümünden sonra eşi ve çocukları olan davalıların bakım yükümlülüklerini yerine getirmediklerini belirterek, anılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini olmadığı takdirde taşınmazların bedelinin devredildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiş, yargılama aşamasında 2337, 2881, 2889, 2906 ve 2907 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davasını atiye bırakmıştır.
Davalı …, eşi ile birlikte ölümüne kadar davacıya baktığını, ancak, 17.07.2013 tarihinde eşi …’ın 5 yaşındaki kızı … ile birlikte bir aracın çarpması neticesinde öldüklerini eşini ve çocuğunu kaybetmenin derin üzüntüsünü üzerinden atamayıp psikolojik tedavi gördüğünü, çocuklarının da aynı durumda olduğunu, bu yoğun psikolojik çöküntü içerisinde davacıya bakmalarının beklenmesinin insani açıdan sorgulanması gerektiğini, bu olay nedeniyle mekan değişikliği yapmalarının doktor tarafından tavsiye edilmesi üzerine iki kızını yanına alarak Antakya’da baba evine sığınmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemecesince, 3220, 3221 ve 3225 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tarafların aile topluluğu içinde yaşama ihtimali kalmadığından TBK 617/2 uyarınca 17.07.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 800,00TL irat tahsisine, atiye bırakılan 2337, 2881, 2889, 2906 ve 2907 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın taraf vekillerince 3220, 3221 ve 3225 parsel sayılı taşınmazlar yönünden istinafı üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince “..davanın borçlunun ölümünden sonra bir yıllık süre dolmadan açıldığı, bu durumda bu aşamada TBK 617. maddesinin (B.K. 517) olayda uygulama yerinin bulunmadığı, İddianın ileri sürülüş biçimi ve mahiyeti itibariyle davada TBK 618.maddesi (B.K. 518) hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının açıkça TBK. nun 617. maddesine dayalı olarak tapu iptali ve tescili talebinde bulunduğu, TBK. nun 618. maddesine dayalı bir talebinin bulunmadığı gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin hükmü ortadan kaldırılarak oyçokluğuyla davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “…Türk Borçlar Kanununun 618. maddesinde açıkça belirtildiği üzere sadece borçlunun iflası halinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir para talep edebilir. Nitekim bu ilke 05.06.1957 tarih, 25/22 sayılı İçtihadları Birleştirme Kararında da açıkça vurgulanmış, uygulama bu yönde kararlılık kazanmıştır. Hal böyle olunca, ölümle mükellefiyetin ortadan kalkmış olacağı da gözetilerek mahkemece yukarıdaki ilkeler doğrultusunda toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir….” gerekçesiyle bozulmuş, bu kez ilk derece mahkemesince önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ile toplanan delillerden ve Dairenin bozma kararı içeriğinden; Dairece, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen kararın bozulmasına karar verildiği ancak dosyanın bölge adliye mahkmesine gönderilmesi gerekirken maddi hata sonucu ilk derece mahkmesine gönderildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, direnme kararı ancak hükmü bozulan mahkeme tarafından verilebilir.
Somut olayda, hükmü bozulan mahkemenin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi olduğu, direnme kararının ise hükmü bozulan anılan mahkeme tarafından verilebileceği açık olduğuna göre, maddi hata sonucu dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince dosyanın iade edilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı olarak direnme kararı verilmesi doğru değildir.
Tarafların değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile Samandağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30/05/2019 tarih ve 2019/121-239 sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 15.01.2018 tarih 2017/1438 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararının bozulması üzerine bir karar verilebilmesi için dosyanın kararı veren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine İADESİNE, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.