Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/3642 E. 2020/5215 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3642
KARAR NO : 2020/5215
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan babaları …’un 11, 12, 13, 14, 1691, 1775, 1776 ve 1809 parsel sayılı taşınmazlarını ölünceye kadar bakma akdi ile kızları olan davalılara temlik ettiğini, aynı taşınmazlara yönelik olarak vasiyetname de düzenlediğini, yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, kız evlatları olarak mirasbırakanın bakımını dönüşümlü olarak yaptıklarını, murisin tek erkek evladı olan davacıdan defalarca şiddet gördüğünü, bunun ceza dosyalarına yansıdığını, davacının bu husumetten yola çıkarak mal kaçırma iddiasında bulunduğunu, sözleşmenin mirasbırakanın korunup kollanma amacı taşıdığını, mal kaçırma ve muvazaanın sözkonusu olmadığını, belirtilen vasiyetname incelendiğinde murisin davacıya ev aldığını, dava dışı kızına da para verdiğinin görüleceğini, bakım borçlusu olarak görevlerini tam anlamıyla yerine getirdiklerini, davacının babaları ile ölümüne kadar görüşmediğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “… Somut olayda, mahkemece hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleme olanağı yoktur. Şöyle ki, mevcut delil durumunun davayı kabule yeterli olmadığı, davacı tanıklarının dinlenmediği görülmektedir. Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle davacı tanıklarının dinlenmesi, temlik edilen taşınmazların mirasbırakanın toplam mal varlığına oranının belirlenmesi, temlikin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığı tespit edildikten sonra temlikin mal kaçırma amaçlı mı yoksa gerçekten ölünceye kadar bakım amacı ile mi yapıldığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kuvuşturulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı payları oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca araştırma yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ne var ki; davalılara temlik edilen taşınmazlar bakımından; tapu kaydının davacının yasal miras payı oranında iptal edilerek, yine davacının mirasbırakanının veraset ilamındaki payı oranında adına tesciline karar verilmesi gerekirken; tapu kayıtlarının tamamının iptal edilmiş olması doğru değil ise de değinilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından;
Hükmün ikinci paragrafının hükümden çıkarılarak yerine ikinci paragraf olarak;
” Edirne ili Meriç ilçesi Yakupbey köyü 11, 12, 13, 14 ve 1691 parsel sayılı taşınmazların davalı … adına olan tapu kaydının davacının yasal miras payı olan 1/4 oranında iptali ile bu payın davacı adına tesciline,”
Hükmün üçüncü paragrafının hükümden çıkarılarak yerine üçüncü paragraf olarak;
”Edirne ili Meriç ilçesi Yakupbey köyü 1775, 1776, 1809 parsel sayılı taşınmazların davalı … adına olan tapu kaydının davacının yasal miras payı olan 1/4 oranında iptali ile bu payın davacı adına tesciline,” cümlesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.