Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/4608 E. 2020/5514 K. 28.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4608
KARAR NO : 2020/5514
KARAR TARİHİ : 28.10.2020

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-GAİPLİK

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, gaiplik davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR-
Dava; TMK’nun 588. maddesinden kaynaklanan gaiplik ve tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir.
Davacı, kök 216 parsel sayılı taşınmazın imar işleminden sonra 693 ada 2 – 908 ada 1 ve 914 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığını, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 10/10/2002 tarihli 2001/916 E – 2002/1389 K sayılı ilamı ile; tapu kaydından kim olduğu anlaşılmayan ve meçhul sayılan maliklere 3561 sayılı yasanın 2. Maddesi gereği ve M.K’nun 427/1 maddesi gereği malların idaresi için … Defterdarının Kayyum tayin edildiğini, kayyum tayininden itibaren dava konusu taşınmazların idaresinin … tarafından yapıldığını ve karar tarihinden itibaren 12 yıl geçtiğini ileri sürerek çekişme konusu taşınmazlarda malik olarak görülen … oğlu …, …oğlu …, … kızı …, … kızı …, … kızı …’nın ve mirasçılarının kim olduğu anlaşılamadığından bu kişilerin gaipliğine, bu taşınmazlardaki hisselerinin iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “Ne var ki, TMK’nın 588. maddesinden kaynaklanan davaların taşınmazın aynına (mal varlığına) yönelik bulunduğu gözetildiğinde, olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(HMK) 382. ve 383. maddelerinin uygulanamıyacağı, bu hali ile HMK’nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görev kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Hâl böyle olunca, işin esasının değerlendirilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.” gerekçesi ile bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, kök 216 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması neticesinde oluşan 693 ada 2- 908 ada 1 ve 914 ada 1 parsel sayılı taşınmazların maliklerinden … oğlu …, … oğlu…, … kızı …, … kızı …, … kızı …’ya; … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/916 E-2002/1389 K sayılı ve 10.10.2002 tarihli kararı ile 3561 sayılı yasanın 2. maddesi delaletiyle TMK 427/1. maddesi gereğince … …’in kayyım olarak tayin edildiği, eldeki davanın kayyım tayininden itibaren 12 yıl geçtiği bildirilerek adları geçen kişilerin gaipliğine hükmedilmesi ve çekişme konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescili istekli olarak açıldığı, öte yandan, … 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/675 E sayılı dosyasında da, Maliye Hazinesi tarafından … Defterdarlığı (Kayyım) aleyhine gaiplik ve tapu iptali ve tescil istemli olarak, 693 ada 2- 908 ada 1- 914 ada 1 ve 892 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak dava açıldığı ve 07.03.2019 tarihinde eldeki temyize konu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, birleştirme kararının 21.10.2019 tarihinde kesinleştiği, ancak birleştirilen dosya eldeki temyize konu dosyaya gönderilmediğinden birleştirilen dosya yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, birleştirilen … 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/675 E-2019/55 K sayılı dava dosyası ile ilgili usuli işlemlerin tamamlanması sağlanarak ve HMK 297.maddesi gözetilerek asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Tarafların değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.