YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/975
KARAR NO : 2020/5587
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
Davacı, mirasbırakan babası …’den kalan taşınmazlarla ilgili intikal işlemlerinin yapılması amacıyla eniştesi olan davalı …’i vekil tayin ettiğini, davalı vekilin dava konusu 138 ada 27 ve 47 sayılı parseller ve 6325 ada 18 parseldeki 8 nolu bağımsız bölümün intikallerini yaptırdıktan sonra rızası ve bilgisi dışında, 138 ada 27 ve 47 parsel sayılı taşınmazlardaki miras payını kardeşi olan diğer davalı …’a, 8 nolu bağımsız bölümdeki payını da dava dışı 3. kişiye satış suretiyle temlik ettiğini, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, kendisine herhangi bir satış bedeli de ödenmediğini ileri sürerek, dava konusu 138 ada 27 ve 47 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde şimdilik 30.000 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 3. kişiye devredilen dava konusu 8 nolu bağımsız bölüm yönünden ise şimdilik 20.000 TL tazminatın faziyle birlikte davalı …’den tahsilini istemiştir.
Davalılar, dava konusu 138 ada 27 ve 47 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davayı kabul ettiklerini, diğer dava konusu 8 nolu bağımsız bölüm yönünden ise iddiaların doğru olmadığını, taşınmazın mirasbırakan tarafından satın alındığı dönemde bedelinin davalı … ve davacı dışındaki diğer mirasçılar tarafından ödendiğini, bu nedenle davacının hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece Mahkemesince, dava konusu 138 ada 27 ve 47 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kabul nedeniyle davanın kabulüne, dava konusu 8 nolu bağımsız bölüm yönünden ise vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olarak iptal-tescile karar verilen payların hükümde açıkça belirtilmediği, harç ve vekalet ücretinin de yanlış hesaplandığı gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b-3. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kabulü ile pay, harç ve vekalet ücreti yönünden karar düzeltilerek yeniden hüküm kurulmuştur.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddine.
Ancak, bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Öte yandan devletin sicil oluşturmadan kaynaklanan görevi kamu düzeniyle ilgili olduğundan re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca, dava konusu 138 ada 47 ve 27 parsel sayılı taşınmazlar bakımından, davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, taşınmazların tamamının tapusunun iptaline karar verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, değinilen hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine ait hükmün 2-a bendinde yer alan “… İli … Mahallesi 138 ada 47 sayılı parseldeki davalı … adına tam hisse ile kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacının miras payı olan 1/8 payın davacı adına tesciline, geri kalan payın davalı … üzerinde bırakılmasına ve … İli … Mahallesi 138 ada 27 parsel sayılı taşınmazdaki davalı … adına kayıtlı 1/3 paya ilişkin olarak tapu kaydının iptali ile davacının miras payı(1/8) oranında 1/24 payın davacı adına kayıt ve tesciline, geriye kalan payın davalı … üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine 2-a bent olarak;
“… İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi 138 ada 47 sayılı parsel sayılı taşınmazın davalı … adına olan tapu kaydının davacının miras payı (1/8) oranında iptali ile iptaline karar verilen 1/8 payın davacı adına tesciline, kalan payın davalı … üzerinde bırakılmasına ve … İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi 138 ada 27 parsel sayılı taşınmazda davalı … adına kayıtlı olan 1/3 payın tapu kaydının davacının miras payı oranında hesaplanan 1/24 oranında iptali ile iptaline karar verilen 1/24 payın davacı adına tesciline, kalan payın davalı … üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.