YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10177
KARAR NO : 2022/404
KARAR TARİHİ : 19.01.2022
MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların ortak mirasbırakanları … ve … …’ın kayden maliki oldukları 841, 806, 2899 ve 844 parsel sayılı taşınmazları farklı tarihlerde davalı …, … ve …’ya satış suretiyle temlik ettiklerini, mirasbırakanların mal satmaya ihtiyacı olmadığını, devirlerdeki amacın mirastan mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapusunun iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
2.1. Davalı …; mirasbırakanların tüm mirasçılara bedelsiz olarak taşınmaz devrettiklerini, davacıların babası İshak’ın da bu şekilde edindiği taşınmazda oturduğunu, mirasbırakanların paylaştırma kastıyla hareket ettiğini, paylaştırılmamış çok sayıda taşınmazın da bulunduğunu, ayrıca kendisinin çalışarak ev ekonomisine katkıda bulunduğunu, hatta kendisine devredilen taşınmazlara karşı kısmi bir ödeme yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.2.Davalı …; davacıların yaşadığı taşınmazın mirasbırakanlar tarafından davacılara verildiğini, taşınmazların paylaştırma amacıyla tüm mirasçılara devredildiğini, davanın kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.3. Davalı …, 20 yıl once tüm kardeşlerinin mirasbırakanlardan yer aldığını, kendisine yalnızca 2 dönüm yer verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10/07/2020 tarihli ve 2019/21 E., 2020/213 K. sayılı kararıyla; taşınmazların satış değerleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunsa da muvazaa iddiasının değerlendirilmesinde tek kriterin bu olmadığı, mirasbırakanın gerçek iradesinin sağlığında mal paylaşımı yapmak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, müvekkillerine verilen taşınmaz değeri ile davalı …’e verilen taşınmaz değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, davalının iddialarına dair somut delil sunulmadığı, bedelde muvazaa olduğunun sabit olduğu, mirasbırakanlar tarafından tüm mirasçıları kapsayan ve hak dengesini gözeten bir paylaşım yapılmadığı, taşınmazların devir tarihlerinin farklı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11/11/2020 tarihli ve 2020/866 E. 2020/925 K. sayılı kararıyla; mahkemenin gerekçesinin yerinde olduğu, mirasbırakanların tüm mirasçılarıyla ilişkilerinin iyi olduğu, tanık beyanlarına göre taşınmazların tüm mirasçılara bedelsiz devredildiği, davacıların babası olan İshak’a da 1209 parsel sayılı taşınmazın devredildiği, çok sayıda temlik dışı taşınmazın bulunduğu ve keşfen belirlenen bedellerin paylaştırma iradesini doğruladığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Muris muvazaasında; 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
6100 sayılı HMK’nin 190/1. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”
4721 sayılı TMK’nin 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yukarıda V-3.2. paragrafta açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle mirasbırakanlar tarafından tüm mirasçıları kapsar dengeli bir paylaştırma yapıldığından söz edilemez ise de mirasbırakanın davalılara yaptığı temliklerin muvazaalı olduğunun TMK’nın 6. maddesi ve HMK’nın 190. maddesi gereğince ispatlanamadığı gözetilerek IV-3. paragrafta belirtilen kararın verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 26,30 TL bakiye onama harcının temyiz eden taraftan alınmasına, 19/01/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.