Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10317 E. 2023/4780 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10317
KARAR NO : 2023/4780
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1552 E., 2021/1016 K.
DAVA TARİHİ : 18.01.2016
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/405 E., 2019/1131 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, Mardin ili, Midyat ilçesi, Narlı Mahallesi 116 ada 146 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, ancak taşınmazın 25 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile eklemeli olarak kendisinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş; keşif sırasında dava konusu taşınmazın 116 ada 157 parsel olduğu anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, kadastro tespitinde hata bulunmadığını, davacı yararına taşınmaz mülkiyetini zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli ve 2016/17 Esas, 2018/485 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 07.05.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/493 Karar sayılı kararı ile, yerel mahkemece toplanan delillerin karar vermeye yeterli olmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1.a.6 ncı maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/405 Esas, 2019/1131 Karar sayılı kararıyla, davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle dava konusu taşınmazın 20.11.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve krokisinde A harfi ile gösterilen 29.087,10 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle tam hisseli olarak bağ vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide B harfi ile gösterilen 6.086,69 m2’lik kısıma yönelik ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarruf altında bulunması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağını, kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacı lehine gerçekleşmediğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemece 1984 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarının rapora esas alınmasının Yargıtay içtihatları gereğince usule uygun olmadığını, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu, ayrıca vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hükümlerin irdelenmesi gerektiğini, nispi vekalet ücretinin hesaplanmasında da hata yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin hükmün kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/1552 Esas, 2021/1016 Karar sayılı kararıyla; davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava konusu 116 ada 157 parsel numaralı taşınmaza uygulanan 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında, taşınmazın fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 29.087,10 m2 yüzölçümündeki kısmında tarımsal faaliyet bulunduğunun tespit edildiği, zirai bilirkişi üçlü heyet raporuna göre de, (A) harfiyle gösterilen kısmın 4. sınıf kuru tarım arazisi olduğunun, etrafı taş duvarlarla çevrili taşınmaz üzerinde 30-35 yaşlarında bağ omcalarının bulunduğunun, taşınmazın imar ihya edildiğinin belirlendiği, dolayısıyla taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmı yönünden kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların oluştuğu, keşfin usulüne göre yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu ancak reddedilen kısmın değeri (20.146,94 TL) göz önüne alındığında, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/1 inci maddesi gereğince hükmedilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinin altında kalamayacağından, reddedilen kısım yönünden davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti hesaplamasında yanlışlık yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair yönlerden reddi ile HMK’nın 353/1.b.2 nci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili, istinaf dilekçesinde yer alan itiraz nedenlerini yinelemiş ayrıca dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz 116 ada 146 parsel olarak belirtilmesine rağmen keşif sırasında taşınmazın 116 ada 157 nolu parsel olduğu yönünde beyanda bulunulduğunu, söz konusu değişikliğin iddia ve savunmanın genişletilme yasağına aykırı olup muvafakatleri bulunmamakla birlikte bu hususun maddi hata kapsamında kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713 üncü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mardin ili, Midyat ilçesi, Narlı Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 116 ada 157 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olduğu, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı belirtilerek 35.173,79 m2 yüz ölçümü ile ham toprak vasfıyla davalı Maliye Hazinesi adına tespit gördüğü, tespitin 27.03.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 nci maddesi uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.