YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10384
KARAR NO : 2023/4296
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/57 E., 2021/228 K.
DAVA TARİHİ : 08.07.2014
HÜKÜM : Dava ret
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, Nevşehir ili, Acıgöl ilçesi, Kozluca köyü 175 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olmasına rağmen kadastro tespitinde davalı Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın öncesinde davacının babası ve dedesi tarafından uzun yıllar kullanıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.01.2016 tarihli ve 2014/235 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararı ile davacının babasının ölmeden önce taşınmazları çocukları arasında taksim ettiği ve dava konusu taşınmazın davacıya kaldığı, 20 seneden fazla zamandır babasından intikal suretiyle davacı tarafından kullanıldığı, zilliyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarihli ve 2016/11216 Esas, 2019/5533 Karar sayılı kararı ile “… araştırma ve uygulama eksikliğinden ötürü Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarı esası ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile eklemeli zilyetliğine dayanılan mirasbırakanının taşınmazı daha önceleri harman yeri olarak kullandıkları, daha sonra ise taşınmazın hayvan gübresi biriktirmek, tarım aletlerini koymak gibi amaçlarla kullanıldığı, bu haliyle Kadastro Kanunu’nun 17 nci maddesinde aranılan ihya şartının gerçekleşmediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 16 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
Dosya içeriğinden, dava konusu 175 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 10.12.2006 tarihinde senetsizden arsa vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, tespitin 23.10.2007 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Davacı, dilekçesindeki yazılı iddia ile eldeki davayı açmıştır.
Ne varki; Mahkemece hava fotoğrafları getirtilip usulünce inceleme yapılmadan, taşınmazın ne zamandan beri harman yeri olarak kullanıldığı, taşınmazdaki sınırların ne zaman çekildiği, taşınmazın kimin zilyetliğinde olduğu ve zilyetlikle kazanım şartlarını taşıyıp taşımadığı net olarak saptanmadan eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; dava konusu yeri kapsayan eski tarihli (kadastro tespitinden 20 yıl öncesini de kapsar şekilde kadastro tespit tarihine kadar olan ve bulunabilen tüm) hava fotoğrafları getirtilip dosyaya konulduktan sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile ziraatçi bilirkişi ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak, eski tarihli hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle tanık ve yerel bilirkişilerden dava konusu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zamandan beri ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, çevresinde başka şahıslarca kullanılan özel harman yerleri bulunup bulunmadığı, kimin zilyetliğinde olduğu ve yararına gerek müstakil gerekse eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı ve taşınmazdaki sınırların ne zaman çekildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz bölümü üzerindeki bitki örtüsünü, zeminde hangi amaçla kullanıldığını, harman yeri niteliğinde olup olmadığını, üzerinde sap ve tane kalıntıları bulunup bulunmadığını, taşınmaz bölümünün imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasına aldırılan hava fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarının çekildiği tarihlerdeki niteliğini ve kullanım şeklini açıklayan ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişine ise, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, dava konusu taşınmaz bölümünü komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor hazırlatılmalı; mahalli bilirkişi ve tanık beyanları bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin itirazının kabulüyle, hükmün 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Alınan peşin harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi