Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10449 E. 2023/4891 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10449
KARAR NO : 2023/4891
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1044 E., 2021/1177 K.
DAVA TARİHİ : 25.07.2017
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/687 E., 2018/87 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali- tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili; Sivas ili, Merkez ilçesi, Hacıali köyünde bulunan 114 ada 83 parsel ve 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davacılardan …’nin babası, diğer davacı …’nin ise kayınpederi olan …’ye ait olduğunu ancak kadastro çalışmaları esnasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların davalı Hazine adına tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras bırakanı … adına, aksi kanaat oluşması halinde ise mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların tarla vasfında olup, Hazine adına tescil edildiğini, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kamunun ortak kullanımına, yararlanmasına bırakıldığını, zilyetlikle edinilmesinin ve özel mükliyete konu olmasının hukuken mümkün olmadığını, kaldı ki zilyetlikle edinme koşullarının da davacılar lehine gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2018 tarihli ve 2017/687 Esas, 2018/87 Karar sayılı kararıyla;dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının 15.05.2006 tarihinde kesinleştiği, davanın 3402 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı belirtilerek, davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; bölgede kadastro çalışmalarının 2009 yılında yapıldığını, davanın 25.07.2017 tarihinde yani 10 yıllık süre dolmadan açıldığını, kadastro kayıtlarında yaşanan karışıklık nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/1044 Esas, 2021/1177 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12 nci maddesi 3 üncü fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Dava konusu Sivas İli, Merkez ilçesi, Hacıali köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 1 parsel ve 114 ada 83 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro kesinleşme tarihlerinin 15.05.2006 olduğu, davanın ise Kadastro Kanunu’nun 12 nci maddesi 3 üncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra, 25.07.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR :
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA;

Aşağıda yazılı bakiye 210,55 TL temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.