Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10544 E. 2023/5089 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10544
KARAR NO : 2023/5089
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1535 E., 2021/709 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul / Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ…. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/344 E., 2019/270 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde, … ili, … ilçesi, … Köyü 106 ada 62 ve 63 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakanları …’a ait olduğunu, mirasbırakanın sağlığında taşınmazı paylaştırdığını, 62 parsel sayılı taşınmazın kendilerine, 63 parsel sayılı taşınmazın içerisindeki “A” harfi ile gösterilen oda hariç kalan kısmını davalıya, 63 parsel sayılı taşınmazın içerisindeki “A” harfi ile gösterilen odayı da kendilerine bıraktığını, kadastro tespitinde hatalı olarak kendilerine bırakılan “A” harfi ile gösterilen kısmın 63 parsel içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile maliki oldukları 62 parsel sayılı taşınmaza eklenilmek suretiyle adlarına tesciline, mümkün olmazsa ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, davanın süresinde açılmadığını, 1987 tarihli anlaşma senedi ile mirasbırakan babasının dava konusu taşınmazı kendisine verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen karar ile, dava konusu “A” harfi ile gösterilen kısmın mirasbırakan tarafından taksim edilmediği, mirasbırakanın terekesine ait bir mal olduğu, davacıların ancak miras payları oranında hak sahibi olacakları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar istinaf dilekçelerinde özetle, mirasbırakanın taşınmazda eşi Ayşe ile birlikte yaşadığını, odayı 62 parsel sayılı taşınmazdaki evden geçilecek şekilde inşa ederek kendilerine bırakacağı yönündeki iradesini ortaya koyduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemişlerdir.

Davalı istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu yerin babası tarafından 27.12.1987 tarihli yazılı anlaşma senedi ile kendisine verildiğini, buna göre taşınmazın yarıya bölündüğünü ve kadastro tespitinde de buna göre tescil edildiğini, mahkemenin talebi aşarak karar verdiğini, iddialarının ispatlayamayan davacıların davasının reddine karar vermesi gerektiğini, ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakanın sağlında dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan odaları paylaştırdığı, paylaştırmaya göre beyaz renkli olan “A” harfi ile gösterilen yerin davacılara verildiği ve davacılar tarafından kullanıldığı, 63 parsel sayılı taşınmazın geri kalan kısmının davalıya verildiği, davalı tarafından sunulan adi yazılı belgede verilen hakların hangi taşınmazlar için ne kadar olduğu, nasıl taksim yapıldığı, bu taksimde kime hangi yerlerin düştüğü, davaya konu odanın kime bırakıldığı konusunda herhangi bir açıklama bulunmadığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne (A) harfli kısmın davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle, mirasbırakan babasının 27.12.1987 tarihli anlaşma senedi ile sahibi olduğu tüm arazi ve evini yarı yarıya paylaştırdığını, dava konusu yeri de bir süre kullandığını ancak sonrasında davacıların kapıyı kilitlemek suretiyle kullanımını engellediklerini, dava konusu yer için açtığı el atmanın önlenmesi davasının kabul edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 15 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, … ili, … ilçesi, … Köyü 106 ada 63 parsel sayılı taşınmazın 18.09.2008 tarihinde yapılan kadastro tespitinde …’ın ceddinden intikalen ve taksimen gelen yerlerden olduğu ve 20 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet bulunduğu gerekçesi ile … adına tespitinin yapıldığı, tespitin 18.11.2008 tarihinde kesinleştiği; Mahkemece yapılan keşifte davacı vekilinin tanık …’un dinlenilmesinden, davalının ise tanıklar Hüseyin Karaali ve Nazım Özsoy’un dinlenilmesinden vazgeçtiklerini bildirdikleri, talepler doğrultusunda anılan tanıkların dinlenilmesinden vazgeçildiği anlaşılmıştır.

2. Somut olayda, dava konusu 63 parsel sayılı taşınmazın ve davacıların maliki oldukları dava dışı 62 parsel sayılı taşınmazın tarafların mirasbırakanı olan …’tan geldiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, 63 parsel sayılı taşınmazın içerisinde yer alan “A” harfi ile gösterilen ve mirasbırakanın ölene kadar kullandığı odanın kime ait olduğu noktasında toplanmaktadır.

3. Mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarından, dava konusu edilen kısmın bölünmesine ilişkin bilgi sahibi olmadığı yönündeki; …’ın mirasbırakanın sağlığında dava konusu odada kaldığı, kendisine ara sıra ileride dava konusu yeri damatlarına ve kızlarına vereceği, oğullarının kızları ve damatlarına yer göstermeyeceği, onları eve almayacağını söylediği yönündeki; davacı … …’nun mirasbırakanın odaları böldüğü, iki odayı davalıya, diğer iki odayı da davacıya verdiği, kullanımın bu şekilde devam ettiği, dava konusu odayı ise kendisinin tasarruf ettiği yönündeki; davacı … …’nun mirasbırakanın ön taraftaki iki odayı davacıya, diğer iki odayı davalıya bıraktığı, arkadaki iki odayı ise kendisi ile birlikte davacı …’nin kullandığı, mirasbırakanın Ayşe’ye kim bakar ise odayı ona vereceği yönündeki, …’ın ise mirasbırakanın binayı ikiye böldüğü, dava konusu arkadaki odayı ise kendisinin kullandığı, öldükten sonra burayı kimin kullandığını bilmediği yönündeki beyanları dikkate alındığında, mirasbırakanın dava konusu odayı davacılara ya da davalıya bağışlamadığı, ölene kadar kendisinin kullanımında bulunduğu, diğer bir deyişle “A” harfi ile gösterilen kısmın mirasbırakan tarafından taksim edilmediği, mirasbırakanın terekesine ait bir mal olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

3. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesi kararında olduğu gibi davacıların miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.