YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10631
KARAR NO : 2022/2042
KARAR TARİHİ : 14.03.2022
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, ortak mirasbırakan babaları…’nün 1963 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlarını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerinde kat irtifakı kurulması sırasında emek harcayıp masraf yaptığını, buna karşılık muris tarafından taşınmazların kendisine devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/10/2020 tarihli ve 2019/554 E., 2020/368 K. sayılı kararıyla; davalı …’nün taşınmazları devir aldığında bedel ödemediğini belirttiği, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı, mal kaçırma amacı ve muvazaanın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, dava konusu taşınmazların temlikinin muvazaalı olmadığını, kat irtifakı kurulmamış olan taşınmazlar üzerinde, kat mülkiyeti kurulması ve konut niteliğinde olan taşınmazların dükkan niteliğine çevrilmesi için davalının yaptığı marsaflar ile emeği karşılığı devir işlemi yapıldığını, temlikin karşılığının bedel olmak zorunda olmadığını, tanık beyanlarının da bu durumu doğruladığını belirterek kararın kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesine gönderilmesini veya Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmisini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 14/10/2021 tarihli 2021/18 E., 2021/18 73 K., sayılı kararıyla; 1936 doğumlu muris ……’den olma …, … ve …’nın kaldıkları, davacı ve davalının kardeş oldukları, muris adına kayıtlı 1963 ada 1 ve 2 parselde kayıtlı taşınmazların davalı …’e 02/03/2007 tarihinde satış suretiyle temlik edildiği, davalı …’in gerek kendi beyanı gerekse tanık beyanlarına göre temlikler esnasında satış bedelinin ödenmediği, davalının ileri sürdüğü konut vasfındaki taşınmazların dükkana çevrilmesi esnasında kendisinin emek ve masraflarına karşılık muris tarafından taşınmazların adına temlikinin sağlandığı savunmasına taşınmazların keşfen belirlenen değeri dikkate alındığında itibar edilmesinin mümkün olmadığı, murisin taşınmazları satması için ekonomik bir ihtiyaç içerisinde bulunmadığı, davalı …’in taşınmazları alabilecek ekonomik gücünün olmadığı, yapılan temlikin, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Uygulamada ve öğretide “muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
3.2.2. Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; “Görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı (IV/3.2.) paragrafta yer verilen yasal ve hukuksal gerekçeye göre Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3.) paragraftaki gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 5.406,86 TL bakiye onama harcının davalıdan alınmasına, 14/03/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.