YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10682
KARAR NO : 2022/8328
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ : TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : PAZAR(RİZE) 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava konusu 114 ada 30, 115 ada 8, 50, 61 ve 73, 119 ada 3, 122 ada 9, 123 ada 18, 23, 26, 126 ada 31, 127 ada 6, 128 ada 20 ve 142 ada 56 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda … mirasçıları olarak davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, davacının kök muris …’ın yasal mirasçısı olmasına rağmen miras payının verilmediğini, mirasçıların eksik belirlenmesi nedeniyle tescilin yolsuz tescil olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.09.2020 tarihli ve 2020/4 E. 2020/448 K. sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanağının 15.06.2009 tarihinde kesinleştiği, davanın 31.12.2019 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazların davacıya anne tarafından dedesi olan Hasan’dan intikal ettiğini, annesinin dedesinden önce vefat ettiğini, dedesinin 1964 yılında vefat ettiğini, kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazların mirasçı olarak sadece davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, davacının mirasbırakanına ait mirasçılık belgesinin 2019 yılında çıkartıldığını, bu tarihten itibaren davacı adına mirasçılık ve intikal işlemlerini yapma imkanının doğduğunu, yasadaki hak düşürücü sürenin mülkiyet hakkına engel olamayacağını, kadastronun amacı taşınmazın gerçek maliklerini belirlemek olduğu halde, gerçek maliklerin belirlenemediğini belirterek, hükmün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 17.09.2021 tarihli ve 2021/742 Esas – 2021/702 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak somut olayda, dava konusu edilen taşınmazların ada ve parsel numaraları gerek dava dilekçesinin özet kısmında, gerekse de gerekçeli kararın herhangi bir yerinde belirtilmediği, davanın hangi taşınmazlara ilişkin olarak açıldığı, yargılamanın hangi taşınmazlara ilişkin olarak yapıldığı ve hangi taşınmazlar hakkında hüküm verildiğinin karardan anlaşılamadığı, gerekçeli kararın HMK’nın 297. maddesine aykırı şekilde düzenlendiği, ne var ki, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK’nın 353/1-b.(3) maddesi gereğince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz nedenlerini yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ketmi verese hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. TMK’nın 599. maddesinde, “Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler.” düzenlemesi yer almaktadır.
3.2.2. Uygulamada ve öğretide ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) davalarında uyuşmazlığın çözümü, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu, mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlıdır.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Rize ili, … ilçesi, …. köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 114 ada 30, 115 ada 8, 50, 61 ve 73, 119 ada 3, 122 ada 9, 123 ada 18, 23 ve 26, 126 ada 31, 127 ada 6, 128 ada 20, 142 ada 56 parsel sayılı sırasıyla 3.312.83, 5.336.47, 4.114.59, 2.738.87, 124.82, 133.90, 192.77, 638.04, 3.602.72, 640.89, 336.85, 110.59, 257.94 ve 1.497.37 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras yoluyla gelen hakka dayanılarak belgesizden iştirak halinde …, …, …, ve … adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.
3.3.2. Davacının mirasçılık iddiasına ilişkin olarak sunulan Pazar (Rize) Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1181 Esas 2019/1141 Karar sayılı kararındaki hasımsız veraset ilamına göre …..’ın 20/11/1980 yılında ölümü ile geriye mirasçı olarak kendisinden önce ölen kızı….,…,… ve …. ’ın kaldığı anlaşılmaktadır.
3.3.3. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanağının 15.06.2009 tarihinde kesinleştiği, davacının kadastro tespitinden 10 yıl geçtikten sonra 31.12.2019 tarihinde davayı açtığı ve iddiasını kadastro öncesi sebeplere dayandırdığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ve aynı gerekçeler benimsenerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; ketmi verese hukuki nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
3.3.4. Ketmi verese olgusu kadastro öncesi neden değil, kadastro tespiti ile açığa çıkan bir durumu ifade etmektedir. Mirasçılar mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereği kazanırlar.
3.3.5. Hâl böyle olunca; davacı tarafa, Hasan’ın mirasçılarını gösterir hasımlı veraset ilamı alması için olanak tanınması, alınacak hasımlı mirasçılık belgesinde davacının mirasçı olduğu belirlendiği takdirde işin esasının incelenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken değinilen husus üzerinde durulmaksızın yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1-a maddesi uyarınca, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene istek halinde iadesine, 19/12/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.