YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10758
KARAR NO : 2022/2081
KARAR TARİHİ : 14.03.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ile ecrimisil istekli dava sonunda verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan anneleri … …’nın 482 ve 522 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalı oğluna ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, 522 parsel sayılı taşınmaz bakımından 2009-2013 yılları arasındaki dönem için 4.876,26 TL ecrimisil bedeline hükmedilmesini istemişler, aşamada ecrimisil taleplerini ıslah ederek toplam 10.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, ölünceye kadar bakma akdinin gereklerini yerine getirdiğini, 522 parsel sayılı taşınmazdaki mahsulleri 2009-2011 yılları arasında davacılarla birlikte topladıklarını, 2012 yılından itibaren ise taşınmaza bir müdahalesinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin, 07/06/2016 tarihli ve 2013/686 E., 2016/488 K. sayılı kararı ile; mirasbırakanın ölene kadar davalının yanında kaldığı ve kendisine davalı tarafından bakıldığı, ihtiyaçlarının davalı tarafından karşılandığı, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olmadığı; ecrimisil istemi yönünden ise davacı … haricinde diğer davacıların intifadan men koşulunu gerçekleştirmedikleri, davacı …’nın taşınmaz üzerindeki fındığı topladığı, ecrimisil hakkının doğmadığı, davalının kullanımında olan bina yönünden ise ecrimisil talep edebileceği gerekçeleri ile tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ecrimisil isteminin ise davacı … yönünden kısmen kabulü ile kısmen reddine, diğer davacılar bakımından tümden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 16/12/2019 tarihli ve 2016/14060 E., 2019/6563 K. sayılı kararı ile; ”…mirasçılardan dava dışı … tarafından Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinde muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan 2007/273 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davasının kabulle sonuçlandığı, temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/273 E., 2008/317 K. sayılı kararının eldeki dava bakımından güçlü delil oluşturduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, bilindiği üzere; ecrimisil kötüniyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu bir nevi haksız işgal tazminatıdır. Davalı, muvazaalı işlemin tarafı olduğundan kötüniyetli olduğu açıktır. Hal böyle olunca, davacıların miras payları oranında iptal tescil isteğinin kabulü, bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacıların miras paylarına isabet edecek ecrimisil isteğinin de kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30/06/2021 tarihli ve 2020/157 E., 2021/437 K. sayılı kararıyla; temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 492 ve 522 parsellerin davalı … adına olan tapu kaydının Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/320 E., 2006/293 K. sayılı veraset ilamındaki davacıların payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline; 10.000,00 TL ecrimisilin; 4.876,26 TL’sine 25.03.2015 ıslah tarihinden, kalanına dava tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve yukarıda anılan veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; … tarafından açılan davanın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/273 E., 2008/317 K. sayılı kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, tanık ve mahalli bilirkişilerin mirasbırakana ölünceye kadar kendisinin baktığını ifade ettiklerini, 522 parsel üzerinde bulunan fındıkları sadece kendisinin toplamadığı hususunun açık olduğunu, davanın kabulü haline yıllarca mirasbırakana tek başına bakarak verdiği emeğin yok sayılacağını, mirasbırakanın sekiz çocuğu içinde sadece kendisinin bakım görevini üstlendiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ölünceye kadar bakma akdinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile ecrimisil isteklerine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) m. 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614).
Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.
Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.
6.2.2. Ecrimisil, kötü niyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi haksız olarak alıkoyması nedeniyle hak sahibine ödemek zorunda kaldığı bir tür haksız fiil tazminatı olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nun 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
7.3. Değerlendirme
7.3.1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve hükmüne uyulan (IV/2) numaralı paragraftaki bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV/3.) numaralı paragrafta gösterilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddine.
7.3.2. HMK’nın 297. maddesine uygun olarak ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilip, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hükümde atıf yapılan Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/06/2006 tarihli ve 2006/320 E., 2006/293 K. sayılı veraset ilamında bir kısım davacının mirasbırakanı olan ve 15/11/2006 tarihinde ölen …’nin mirasçı olarak yer aldığı, davacılar …’nun ise anılan veraset ilamında mirasçı olarak bulunmadıkları dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru değil ise de; anılan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. SONUÇ
1. Davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2. (7.3.2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle; hükmün 1. fıkrası hüküm yerinden tamamen çıkarılarak yerine 1. fıkra olarak “Davacıların tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile;
Sakarya ili, Karapürçek ilçesi, Yazılı Gürgen köyü 522 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakan …’dan davalı …’ya temlik edilen 5/8 payın Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/06/2006 tarihli ve 2006/320 E., 2006/293 K. sayılı veraset ilamındaki davacılar … ile ölü mirasçı …’nin miras payları oranında iptali ile …’ın adlarına aynı oranda tapuya kayıt ve tesciline, ölü mirasçı …’nın miras payının ise Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/11/2006 tarihli, ve 2006/676 E., 2006/623 K. sayılı veraset ilamındaki mirasçıları davacılar …’nun miras payları oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına,
Sakarya ili, Karapürçek ilçesi, Yazılı Gürgen köyü 492 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakan …’dan davalı …’ya temlik edilen 1/4 payın Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/06/2006 tarihli ve 2006/320 E., 2006/293 K. sayılı veraset ilamındaki davacılar … ile ölü mirasçı …’nin miras payları oranında iptali ile …’ın adlarına aynı oranda tapuya kayıt ve tesciline, ölü mirasçı …’nın miras payının ise Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/11/2006 tarihli ve 2006/676 E., 2006/623 K. sayılı veraset ilamındaki davacılar …’nun miras payları oranında adlarına tesciline, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına,” cümlelerinin yazılmasına, davalının temyizi ve re’sen yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.