Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/1502 E. 2022/879 K. 08.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1502
KARAR NO : 2022/879
KARAR TARİHİ : 08.02.2022

MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın kabülüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinafı üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine; davacıların istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.02.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat…… ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan babaları … …’nın 261 ada 12 parsel sayılı taşınmazını oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, mirasbırakan ile annelerinin boşanma davası sürecinde annelerinin yanında oldukları için mirasbırakanın kendilerine kızgın olduğunu, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, dava konusu taşınmazı mirasbırakanın ısrarı üzerine bedeli karşılığında satın aldığını, satış bedelini nakit para ve hizmet olarak ödediğini, ayrıca mirasbırakan tarafından düzenlenen vasiyetnamede de çekişmeli taşınmazın kendisine vasiyet edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/11/2020 tarihli ve 2019/502 E., 2020/612 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın dava konusu taşınmazı satmaya ihtiyacının olmadığı, davalı tarafından satış bedelinin ödendiği savunmasının kanıtlanamadığı, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
2.1. Davacılar vekili, 4.775.459,84 TL değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne ve yukarıda belirtilen dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.
2.2. Davalı vekili, davaya konu taşınmazın devir tarihindeki değerinin belirlenmesine yönelik itirazların yeterince irdelenmediğini, davacıların açtıkları vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacıların iddialarını kanıtlayamadığını, salt satış bedeli ile keşfen belirlenen hatalı değer arasındaki farka dayanılarak davanın kabul edilmeyeceğini, dosyaya sunulan hukuki mütalaanın incelenmediğini belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17/03/2021 tarihli ve 2021/317 E., 2021/446 K. sayılı kararıyla; temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı yapıldığı iddiasının sabit olduğu gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine; davacılar lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince dava değeri olan 4.775.459,84 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak vekalet ücreti yönünden hüküm düzeltilip davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmaz değerinin çok yüksek belirlendiğini, temlik tarihinde davalının ek iş olarak reklam işi yaptığını ve gelir durumuna ilişkin belgeleri delil olarak bildirdiklerini, ancak Mahkemece bu belgelerin getirtilmediğini, mirasbırakanın eşi ile boşandıktan sonra ticari olarak yararlı görmediği taşınmazını satarak elde ettiği gelir ile mal edinmeye devam etttiğini, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırma kastı ile hareket ediyor olsa idi boşanma ve mal rejimi davaları sonrasında adına taşınmaz ve taşınır mal edinmeyeceğini, davacıların kendisine olan tutum ve davranışları sebebi ile 2013 yılında mal varlığını davalı …’e bıraktığını, 2016 yılı sonunda teşhis edilen kanser rahatsızlığı sebebi ile kendisine bakan gelini için vasiyetnameden kısmen dönmek sureti ile ölünceye kadar bakma akdi düzenlediğini, temlikin iradesine uygun yapıldığını, davalı tanıklarının beyanlarından temlikteki amacın mal kaçırmak olmadığının anlaşıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İBK’da değinildiği üzere, bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılarının, görünürdeki satış sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu’nun 19. (BK 18.) maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek, dava açabilecekleri kabul edilmektedir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV./3.) numaralı bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 20.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacılar vekili için 3.815.00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 244.658,75 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.