YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2180
KARAR NO : 2022/958
KARAR TARİHİ : 10.02.2022
MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli dava sonunda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 31/03/2021 tarihli 2019/815 Esas ve 2021/554 Karar sayılı ilamı yasal süre içerisinde davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 10.02.2022 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davalılar … Koop. vekili Avukat ……, davalı … vekili Avukat … geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde, mirasbırakan …’ın 567 parsel sayılı taşınmazını üvey oğlu olan davalı …’e temlik ettiğini, Ziyaettin’in de taşınmazı diğer davalı Kooperatif’e devrettiğini, davalılardan Kooperatif’in dava konusu taşınmazı daha önceden de almak istediğini ancak mirasbırakanın satmadığını, temlikin mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olmadığı dönemde yapıldığını, mirasbırakanın hileye maruz kaldığını ve taşınmazı muris muvazaası nedeniyle birlikte yaşadığı üvey oğluna devrettiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, Mahkemece 15.03.2016 tarihli celsede dava konusu talebinin hukuki dayanağını açıklaması için süre verilmesi üzerine davanın hukuki dayanağının muris muvazası olduğunu bildirmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde, zamanaşımının ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, mirasbırakanın işlem sırasında fiil ehliyetini haiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kooperatif cevap dilekçesinde, iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacılar istinaf dilekçelerinde özetle, sair delil ibaresi ile yemin deliline dayanmalarına rağmen yemin delili hatırlatılmadan ve sözlü yargılama için ayrı gün tayin edilmeden dosyanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden gerekçesiz bir ara karar ile reddedildiğini, ilamın gerekçesiz olduğunu, iddialarını ispatlamalarına rağmen davanın reddedildiğini, davalı …’in alım gücüne dair bir delil sunulmadığını, temlik bedellerinin düşük olduğunu, işlem tarihinde murisin ehliyetli olduğunun ispat edilemediğini, sahtecilik iddialarının incelenmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31/03/2021 tarihli 2019/815 Esas ve 2021/554 Karar sayılı ilamı ile; davacı tarafça bildirilen tanıkların beyanlarında ve toplanan diğer delillerde muris muvazaasına ilişkin herhangi bir ispatın olmadığı, sırf satış bedeli ile gerçek değer arasında fark bulunmasının muris muvazaasına delalet etmeyeceği, davacılar vekilinin dava dilekçesinde açık bir şekilde yemin deliline dayanmadığı, usul hükümlerinin derhal yürürlüğe girdiği hususu da gözetildiğinde, somut dosyada, karar celsesi olan 07/02/2019 tarihli duruşmada, Mahkemece tahkikatın bitirilip sözlü yargılamaya geçildiği, dosyanın tüm taraflarının duruşmada hazır olduğu, sözlü yargılama için süre verilmesi veya ayrı bir gün tayin edilmesinin istenmediği 07/02/2019 tarihli duruşmada dosyanın karara bağlanmasında usule aykırılık bulunmadığı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar temyiz dilekçelerinde özetle, yemin haklarının hatırlatılmadığını, sair deliller diyerek yemin deliline dayanmış olduklarını, son celse tahkikatın usulüne uygun bitirilmediğini ve sözlü yargılama için gün verilmediğini, taraflara süre talep edip etmediğinin de sorulmadığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının gerekçesiz olarak reddedildiğini, hukuki dinlenilme haklarının kısıtlandığını, raporlar arasında çelişki olduğunu, format gerekçeli karar hazırlandığını, delillerin eksik toplanıldığını, adil yargılanma hakkı, gerekçeli karar hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının kısıtlandığını, sahtecilik nedenlerinin araştırılmadığını, sadece ispatlanamadığı belirtilmiş buna nasıl savunma yapılacağını bilemediklerini, mahkeme kararının çelişkili olduğunu, mahkemenin makul oran araştırması taleplerini olumlu karşılamasının usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, taşınmazın davalı …’e devrinin muvazaalı olduğunu, aradan geçen zamanın bir önemi olmadığını, taşınmazı aldıktan kısa süre sonra 1 katı karşılığında diğer davalıya temlik ettiğini, murisin ekonomik durumunun iyi olduğunu, birlikte yaşadığı üvey oğluna taşınmazı devrettiğini, kendilerinin köyde yaşadığını, murisin 1976 yılında davalının annesi ile evlendikten sonra eşi ve onun oğlu ile yaşadığını, mal kaçırma amacıyla temlikin yapıldığını, murisin ikinci eşi ve ailesinin baskısı ile taşınmazı devrettiğini, davalının mal varlığındaki artışın hesaplanmadığını, davalının alım gücü olmadığını, davalı Kooperatifin de taşınmazı kötüniyetle iktisap ettiğini, vekil İbrahim’in davalı Kooperatif’in emlakçısı diğer davalının da yakın arkadaşı olduğunu, Kooperatif adresinin aynı köy içerisinde olduğunu, davalı …’in murisin temlik anında ehliyetli olduğunu ispat edemediğini, sahtecilik iddialarının araştırılmadığını, parmak izinin murise ait olup olmadığının tespit edilmediğini, bu konuda olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığını, resmi senet tanıklarının da işlemde orada olmadığını, murisin imzasının da incelenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Muris muvazaasında 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci ve Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6 ncı maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası ise “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükmünü düzenlemiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yukarıda (V.3.2.) numaralı paragrafta açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre (IV.3.) numaralı paragrafta belirtilen kararın verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalılar vekilleri için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının davacılardan alınmasına, 10/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.