YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2216
KARAR NO : 2021/6443
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece 198 ada 2 ve 5, 205 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, 198 ada 3 ve 4, 204 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, davalılar … ve … vekilinin ve davacılar vekilinin istinafları üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile süresinde davalılar … ve … tarafından nispi temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle anılan davalıların temyiz başvurularının reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı davalılar … ve …’nin temyiz başvurusu yapmamış olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan …’un diğer mirasçılarından mal kaçırma amacıyla 198 ada 2 ve 5, 205 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu …’e satış suretiyle, 198 ada 3 ve 4, 204 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlarını ise davalı gelini …’ye ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, daha sonra …’in taşınmazları davalı …’ye, …’nin ise davalı …’a satış suretiyle devrettiklerini, temliklerin çok kısa aralıklarla yapıldığını ve muvazaalı olduğunu, taşınmazları halen davalı … ve …’nin kullandıklarını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, …’in sakatlandığı için çalışamadığını, oğlunun düğünü için para gerekince kendisine miras kalacak yerleri davalı …’ye satarak düğün masraflarını karşıladığını, …’nin de taşınmazları eşinin birikimi ile edindiğini, mirasbırakanın 25 yıldır … ve … ile birlikte kaldığını bu nedenle ölünceye kadar bakma akdi ile değersiz dört parça taşınmazını …’ye temlik ettiğini, bakım borcunun yerine getirildiğini, …’ın ailesinin ekonomik durumunun çok iyi olduğunu ve taşınmazları alabilecek ekonomik gücü olduğunu, ayrıca mirasbırakanın davacılar …’ye 199 ada 2, …’e 199 ada 5 parsel sayılı taşınmazlarını verdiğini, davacılar … ve kardeşlerine de 198 ada 1 parsel sayılı taşınmazını vermek istediğini ancak onların gelip almadığını, mirasbırakanın geriye fazla sayıda taşınmazı kaldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 198 ada 2 ve 5, 205 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, 198 ada 3 ve 4, 204 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, davalılar … ve … vekilinin ve davacılar vekilinin istinafları üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili, davalılar … ve … vekili tarafından maktu harç ile temyizi üzerine Bölge Adliye Makemesince nispi harcın yatırılması için anılan davalılar adına muhtıra düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş, sonrasında 28.04.2021 tarihli ek karar ile nispi temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle davalılar … ve … vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, anılan ek karar davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmemiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan …’un 23.03.2017 tarihinde maliki olduğu 199 ada 2 parsel sayılı taşınmazı ½’şer pay ile torunları …’ye, 199 ada 5 parsel sayılı taşınmazı oğlu …’e, 199 ada 3 ve 7 parsel sayılı taşınmazları oğlu …’e, 26.04.2017 tarihinde ise 198 ada 2 ve 5, 205 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazları oğlu …’e satış suretiyle temlik ettiği, …’in de 198 ada 2 ve 5, 205 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazları 24.05.2017 tarihinde davalı …’ye satış suretiyle devrettiği, mirasbırakanın ayrıca Çarşamba 1. Noterliğinin 28.02.2017 tarihli ve 2497 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma akdi ile 198 ada 3 ve 4, 204 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazları oğlu …’in eşi olan …’ye vermeyi kararlaştırdığı, 17.04.2017 tarihinde de ölünceye kadar bakma akdi ile temliki kararlaştırılan taşınmazların tapuda … adına tescilinin yapıldığı, …’nin de taşınmazları 26.04.2017 tarihinde davalı …’a satış suretiyle temlik ettiği, mirasbırakanın 14.08.2017 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak oğlulları … ve … ile kendisinden önce ölen oğlu …’in çocukları …, kendisinden önce ölen kızı …’ın çocukları …, ……’in kaldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide “muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunu’nun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Somut olaya gelince, mirasbırakanın davalı oğlu …’e 23.03.2017 tarihinde dava dışı 2 parça taşınmazı, 26.04.2017 tarihinde ise dava konusu 198 ada 2 ve 5, 205 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazları satış suretiyle devrettiği, ayrıca mirasbırakanın 28.02.2017 tarihinde Noterde düzenlenen Ölünceye Kadar Bakma Akdi ile dava konusu diğer 4 parça taşınmazın da davalı …’ye verilmesini kararlaştırdığı hususları tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın ölünceye kadar bakma akdi ile davalı gelini …’ye yaptığı temliklerdeki amacının kendisine baktırmak olmadığı, son zamanlarında birlikte yaşadığı davalı oğlu … ve onun eşi davalı … lehine, diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, davalı …’nin taşınmazları 9 gün sonra davalı …’a temlik ettiği, davalı … ve …’nin evlenerek geldikleri köyün aynı yer olduğu, davalı …’ın toplam 200.000,00 TL’ye satın aldığını belirttiği taşınmazların bilirkişilerce keşfen saptanan değerleri toplamının 697.990,00 TL olduğu hususları dikkate alındığında davalı …’ın da iyi niyetli olmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, mirasbırakanın davalı …’ye ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği ve …’nin de davalı …’a devrettiği taşınmazlar yönünden de davanın kabulünü karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nin 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 04/11/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.