YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3248
KARAR NO : 2022/159
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen kadastro sırasında tespit dışı bırakılan, ardından ihdasen tapuya tescil edilen taşınmazın davacı adına tescili istemiyle açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, Davalı Hazine vekili, Davalı … vekili ve Davalı … vekilinin istinafı üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin verilen karar, Davalı Hazine vekili, Davalı … vekili, Davalı … vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmekle; Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kadastro sırasında taşlık vasfıyla tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmazı imar ve ihya ederek nizasız ve fasılasız kanunda aranan süre boyunca zilyet ettiği iddiasıyla, taşınmazın adına tapuya kayıt tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … Belediyesi vekili, davacı yanın zilyetlik iddiasının hava fotoğrafları incelenmek suretiyle araştırılması, ayrıca taşınmazın niteliği hususunda uzman bilirkişi görüşüne başvurulması, davacı tarafından imar ihya olgusunun ileri sürülmediği, yalnızca zilyetlik iddiasına dayanıldığı, öncesi tarıma elverişsiz yerlerin imar ve ihya edilmeksizin salt zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ve 2012/428 E. 2017/153 K. sayılı kararıyla; davacı yararına iktisap koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın kabulü ile, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 90.110,92 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde Davalı Hazine vekili, Davalı … vekili, Davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
2.1. Davalı Maliye Hazinesi temsilcisi özetle; imar ihya ve zilyetlikle iktisap şartlarının davacı yönünden oluşmadığı, bilirkişi rapor ve krokilerinin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
2.2 Davalı … Belediyesi vekili özetle; kararda imar ihyanın ne şekilde gerçekleştiğinin belirtilmediği, imar ihya ile iktisap koşullarının davacı yönünden oluşmadığı, dava konusu taşınmazın yirmi yıl nizasız ve aralıksız kullanılıp kullanılmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının hukuka ve yasalara aykırı olduğu gerekçeleriyle, kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
2.3 Davalı … Belediyesi vekili özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu zira mahkemece, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği gerekçeleriyle, kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2017/579 E. 2018/89 K. sayılı kararıyla; davacı yararına TMK’nın 713. maddesi ve 3402 sayılı yasanın 14. ve 17. maddelerinde belirtilen imar ihya ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde Davalı Hazine vekili, Davalı … vekili, Davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
2.1. Davalı Hazine temsilcisi, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, hükme esas alınan bilirkişi rapor ve krokilerinin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, belirtilen sebeplere ilave olarak re’sen yapılacak inceleme neticesinde kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.2 Davalı … Belediyesi vekili özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu zira mahkemece, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği gerekçeleriyle, kararın bozulması talep etmiştir.
2.3 Davalı … Belediyesi vekili, mahkemece verilen kararın hukuka uygun olmadığı, bilirkişi raporlarının somut gerçeği ortaya koymaktan uzak olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, raporlara karşı sunulan itirazların mahkeme tarafından değerlendirilmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yörede yapılan kadastro sırasında ‘’taşlık’’ vasfıyla tespit harici bırakılan, ardından karar tarihinden önce ‘’ham toprak’’ vasfıyla ihdasen Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edilen taşınmazın, tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili isteğinden ibarettir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, ‘’Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. ‘’
3.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, ‘’ Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. ‘’
3.2.3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ve 17. maddesi, ‘’– Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.’’ hükümlerini içermektedir.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Çekişmeli taşınmazın yörede 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık olarak tespit harici bırakıldığı, bilahare karar tarihinden önce, 03.02.2015 tarihinde Hazine adına ham toprak vasfıyla 711 parsel numarasıyla ihdasen tapuya tescil edildiği saptanmıştır.
3.3.2. Davacı yanın imar ihya ve zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak tapuya tescil isteğinde bulunduğu, oysa ki taşınmazın karar tarihinden önce zaten Hazine adına tapuya ihdasen tescil edildiği ve kütüğe kaydedildiği belirlenmiştir.
3.3.3. Öte yandan, ilk derece ve bölge adliye mahkemesince zilyetlikle mülk edinme koşulları üzerinde durularak sonuca gidildiği görülmüştür.
3.3.4. Somut olayda, toplanan deliller, mahallinde alınan beyanlar ve özellikle harita mühendisi bilirkişi raporu ile ziraat ve jeoloji mühendisi bilirkişileri tarafından yapılan inceleme neticesinde öncesinde taşlık vaziyette taşınmazın davacı tarafından taşlarından arındırılmak suretiyle imar ve ihya edildiği, ardından hububat tarımı yapılarak üzerinde zilyetlik sürdürüldüğü, nihayet taşınmaz üzerine keşif tarihinde müşahede edilen fıstık ağaçlarının dikildiği, dava tarihi itibariyle davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Şu halde davalı yanların sair temyiz itirazları yerinde olmadığı görülmektedir.
3.3.5. Ne var ki, dava konusu taşınmaz, karar tarihinden önce 03.02.2015 tarihinden ihdasen ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edildiğine göre; eldeki davanın artık tapu iptali ve tescil hüviyetine büründüğü, şu halde Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve Bozova Belediyesi’nin artık davada taraf sıfatı kalmadığı halde hüküm kurulurken bu husus gözetilmemiş, çekişmeli taşınmaz ihdasen tapuya tescil edildiğine göre, iptal ve tescil yönünden infazı muktedir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece tescile hükmedilmiştir,
3.3.6. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın, yargılama sırasında idari yoldan Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle tapulu hale geldiği ve davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü gözetilmeksizin, tapu iptali ve tescil kararı yerine sadece tescil kararı verilmesi ve davalı … Belediyesi ve Bozova Belediyesi’nin artık davada taraf sıfatı kalmadığı halde, bu davalılar aleyhine hüküm tesis edilmesi suretiyle yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. SONUÇ
1- Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekillerinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1 maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- 6100 sayılı Kanunun 371/1-a maddesi gereğince Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bozova Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harçların temyiz eden davalı … ve davalı …’na iadesine, 12/01/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.