Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/5587 E. 2023/929 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5587
KARAR NO : 2023/929
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/05/1971 tarihli gayrimenkul satış senedi ile davacıların murisi …’ın … köyünde bulunan demirci dükkanını müvekkiline sattığını, yine 15/05/1982 tarihli gayrimenkul satış senedi ile davalıların murisi … oğlu …’ın … köyü mülki hudutları içindeki arazilerini ve köydeki evini müvekkiline sattığını, şahitler huzurunda imzalanan bu senetlere istinaden bu taşınmazların malik sıfatı ile zilyetliğini devraldığını, müvekkilinin İkizdere Kadastro Mahkemesinin 2007/690 Esas ve 2010/165 Karar sayılı kararına taraf olmadığından tescile dayanak Kadastro Mahkemesi kararının müvekkili açısından kesin hüküm teşkil etmediğini, davalıların bu taşınmazda ve üzerindeki evde hiçbir zaman zilyet ve hak sahibi olmadıklarını belirterek; Rize ili İkizdere ilçesi … köyünde bulunan 124 ada 118 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle, İkizdere Kadasro Mahkemesinin 2007/690 Esas, 2010/165 Karar sayılı dosyasında verilen kararın, tanık beyanları dahil olmak üzere usul ve yasaya uygun deliller kapsamında verilmiş olması nedeniyle davacı açısından kesin hüküm oluşturacak nitelikte olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/12/2015 tarihli ve 2013/801 Esas, 2015/972 Karar sayılı kararı ile sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14/06/2019 tarihli ve 2016/7668 Esas, 2019/4391 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.

3. Davacının karar düzeltme talebi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/4166 Esas, 2019/8014 Karar sayılı kararıyla ” …’ın tüm arazilerini kendisine bakan …’a verdiğine ve zilyetliği devrettiğine ilişkin 15.05.1982 tarihli senet, ve yukarıda içeriği özetlenen Kadastro Mahkemesi’nin 2007/691 Esas sayılı benzer dosyasına ilişkin ilamın davacı … lehine güçlü delil niteliğinde olması ve çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin, tespite kadar 20 yılın üzerinde bir zamandan beri davacı …’da olduğunun beyanlar ile sabit olması karşısında davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğunun kabulü ile, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu ret kararı verilmiş olması isabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekirken onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, davacı … vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin, 14.06.2019 tarih ve 2016/7668 Esas, 2019/4391 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün bozulmasına ” karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, …’ın tüm arazilerini kendisine bakan …’a verdiğine ve zilyetliği devrettiğine ilişkin 15.05.1982 tarihli senet, ve yukarıda içeriği özetlenen Kadastro Mahkemesi’nin 2007/691 Esas sayılı benzer dosyasına ilişkin ilamın davacı … lehine güçlü delil niteliğinde olması ve çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin, tespite kadar 20 yılın üzerinde bir zamandan beri davacı …’da olduğunun beyanlar ile sabit olması karşısında davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Rize ili, İkizdere ilçesi, … köyü 124 ada 118 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, senetteki taşınmazların dava konusu taşınmazla ilgisi bulunmadığını, kadastro mahkemesi kararının kesin hüküm niteliğinde olduğunu, davacının ceza mahkemesinde ve soruşturma aşamasındaki beyanlarında mülkiyete ilişkin bir beyanı bulunmadığını, öte yandan muris Dursun …’nin taşınmazların bir kısmının davacıya verilmiş olduğuna ilişkin beyanlarıyla dava konusu taşınmazı kastettiğinin tespit edilemediğini, davacının malik sıfatıyla zilyet olduğu yani kendinin olduğunu bildiği evin taşıyıcı direklerini motorlu testereyle kesmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Yargıtay kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi şöyledir: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”

2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi şöyledir: “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir” hükmüne yer verilmiştir.

3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucu İkizdere ilçesi, … köyü çalışma alanında bulunan 124 ada 118 parsel sayılı 984,82 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile … adına tespit edilmiş, askı ilan süresi içerisinde Kadastro Mahkemesinde açılan dava sonucunda hükmen … mirasçıları adına paylı olarak tapuya tescil edilmiştir.

2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2 maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanunu’nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozma ilamına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI.KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün 6100 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 1.086,65 TL bakiye onama harcının davalılardan alınmasına,

20/02/2023 tarihinde dava değeri itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.