YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5721
KARAR NO : 2022/8171
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ : TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : ÇAYKARA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının Trabzon ili, …. ilçesi, …. Mahallesi … ada 5 parsel sayılı taşınmazın paylı maliki olduğunu, kadastro öncesinde taşınmazın üzerine müvekkilinin babası ….tarafından zemin hariç 3 katlı bina yapıldığını, 1. katının davalılardan …’a babası tarafından bir miktar para karşılığında verildiğini, 2. ve 3. katlarda ise kardeşleri olan diğer davalıların oturduğunu, kadastro çalışmaları sırasıda il dışında yaşıyor olması nedeniyle beyanlar hanesine “üç katlı betonarme ev …. oğlu … ve …. evlatları ….. ve …’lara aittir” yazıldığını, ancak şerhin hatalı olduğunu ileri sürerek, düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar …. ve …, binanın kendileri ve diğer davalı … tarafından yapıldığını, hak düşürücü sürenin de geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalı …, binayı kendisi ve diğer davalıların yaptığını, hak düşürücü sürenin de geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/159 E., 2020/44 K. sayılı kararıyla; davacıların iddiasının kadastrodan önceki sebeplere dayalı olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının kesinleşme tarihinin 30.01.2009, dava tarihinin 15.10.2019 olduğu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, davadaki taleplerinin müvekkili ile davalıların ortak mirasbırakanı adına kayıtlı bulunan, taşınmaz üzerinde yer alan binaya ilişkin olarak, tapunun beyanlar hanesindeki hatalı şerhin düzeltilmesi olduğunu, dava her ne kadar kadastro tespitinden 10 yıl geçtikten sonra açılmış olsa da, kadastro tespitleri esnasında ortak muris (tarafların babası) …..’un yaşıyor olması nedeniyle müvekkilinin tespite 10 yıllık süre içerisinde itiraz edemediğini,…..’un, 01.12.2018 tarihinde öldüğünü, müvekkilinin bu tarih itibariyle davacı taraf sıfatına haiz olduğunu ve süresi içerisinde davayı açtığını, hak düşürücü sürenin dava konusu olayda uygulanma yeri olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2020/525 Esas, 2020/522 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının itirazsız olarak 30.01.2009 tarihinde kesinleştiği, tespitin kesinleştiği 30.01.2009 tarihi ile davanın açıldığı 15.10.2019 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde ön görülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu, gerekçesiyle davacının istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilerek, mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüş olup, söz konusu yasa maddesindeki hak düşürücü süre, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilecektir.
3.3. Değerlendirme
Somut olayda, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği 30.01.2009 tarihi ile davanın açıldığı 15.10.2019 tarihi arasında 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği açık olup; dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde olmasına, kararın dayanağı olan, (V/3.2) no.lu paragraftaki yasal ve hukuksal gerektirici nedenlere göre, Bölge Adliye Mahkemesince, (IV/3) no.lu paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.