YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6209
KARAR NO : 2022/8430
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ : ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : KARS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, Kars ili, …. ilçesi, …. köyü, 164 ada 145 ve 315 parsel sayılı taşınmazların babasından intikal yoluyla kendisine kaldığını, taşınmazları kullanmaya devam ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında davalıların mirasbırakanı adına usulsüz olarak tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, çekişme konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kars 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2016/1069 E., 2018/162 K. sayılı kararıyla; davacının iddiasının kadastrodan önceki sebeplere dayalı olduğu, dava konusu taşınmazın kadastrosunun kesinleşme tarihinin 07.07.2006, dava tarihinin 25.08.2016 olduğu, konusu ve tarafları aynı olan Kars Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, hak düşürücü sürenin tespitinde eldeki davayı açma tarihinin dikkate alınacağı, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların tapu kayıtları ve kütüklerinde kadastro kesinleşme tarihinin 26.08.2006 olarak yazılı olduğu, davanın açılma tarihinin 25.08.2016 olduğu, bu nedenle 10 yıllık süre dolmadan davanın açıldığı, Mahkemece bu durumun gözden kaçırıldığı, ayrıca Kars Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ve konusu tarafları aynı olan davada verilen karar sonrası eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 30.12.2020 tarihli ve 2020/1385 Esas, 2020/1407 Karar sayılı kararıyla;dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının 07.07.2006 tarihinde kesinleştiği ve bu halde tespitin kesinleştiği 07.07.2006 tarihi ile davanın açıldığı 25.08.2016 (sehven 25.08.2018 yazılmış) tarihi arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde ön görülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu, gerekçesiyle istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili,dava konusu taşınmazların tapu kayıtları, tapu kütükleri ve kadastro tutanaklarında kesinleşme tarihinin 26.08.2016, dava tarihinin 25.08.2016 olduğunu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığını, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelesince eksik inceleme, hatalı tespitle karar verildiğini, ayrıca Kars Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ve konusu tarafları aynı davada verilen karar sonrası eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının iki ayrı yerinde davanın 25.08.2016 yerine 25.08.2018 tarihinde açıldığının yazıldığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilerek, mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüş olup, söz konusu yasa maddesindeki hak düşürücü süre, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilecektir.
3.3. Değerlendirme
Somut olayda, çekişmeli taşınmazların kadastro tutanağının kesinleştiği 07.07.2006 tarihi ile davanın açıldığı 25.08.2016 tarihi arasında 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde belirlenen hak düşürücü sürenin geçtiği açık olup; dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde olmasına, kararın dayanağı olan, (V/3.2.) no.lu paragraftaki yasal ve hukuksal gerektirici nedenlere göre, Bölge Adliye Mahkemesince, (IV/3.) no.lu paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.