Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/7388 E. 2023/2811 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7388
KARAR NO : 2023/2811
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili ve fer’i müdahil Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; … köyü çalışma alanında 1967 yılında yapılan kadastro çalışmalarında çalılık olması nedeni ile tespit harici bırakılan ve daha sonra 2002 yılında idari yoldan Hazine adına tarla vasfı ile tescil edilen 1237 parsel sayılı taşınmazın içinde kalan sınırlarını dilekçede gösterdikleri kısmı, davacıların imar ihya ettiklerini ve malik sıfatıyla eklemeli olarak 28 yılı aşkın süredir zilyet olduklarını ileri sürerek, bu kısmın tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tapuya tescilini istemiştir.

Yargılama sırasında Toplu Konut İdaresi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgenin arsa üretim alanı kapsamına alındığını ileri sürerek davaya katılmıştır.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, yasanın aradığı şartların davacı taraf lehine oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
… … 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2015/19261 E., 2018/2436 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, çekişmeli 1237 parsel sayılı taşınmazın 17.06.2013 tarihli teknik bilirkişi raporu krokisinde A harfi ile gösterilen 11.715,33 m2 lik kısmının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve feri müdahil Başbakanlık Toplu Konut İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.04.2018 tarihli ve 2015/19261 Esas, 2018/2436 Karar sayılı kararıyla, “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı mahallinde yeniden keşif yapılarak, ziraat mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak uzman bilirkişi heyeti aracılığı ile hava fotoğrafı incelemesi yapılması suretiyle taşınmazın idari yoldan Hazine adına tescil edildiği tarihe kadar davacı taraf yararına imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği…” belirtilerek karar bozulmuştur.

C. Bozma Sonrası Mahkeme Kararı
… … 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2018/399 E., 2021/135 K. sayılı kararıyla, dava konusu edilen kısmın davacı tarafın zilyet ve tasarrufunda olup zilyetliğin terk edilmediği, tarım amaçlı kullanıldığı, davacı taraf yararına zilyetlikle mülkiyeti kazanma süresi ve koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 1237 parsel sayılı taşınmazda 28.08.2019 tarihli fen bilirkişi raporu krokisinde (A) ve (B) harfi ile gösterilen toplamda 11.715,33 m2 lik kısmın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki miras payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

D. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

E. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu … köyünün 1923 yılına kadar … köyü olup mübadeleye tabi tutularak … boşaltıldığı, yerlerine mübadil Türklerin getirtilerek iskan edildiğini, … Türkiye’de bıraktıkları taşınır ve taşınmaz malların … hükümetine geçtiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca bu yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını, dava konusu taşınmazın revizyon uygulama imar palanında mera alanında kaldığını, kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

F. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.ve 17. maddelerine dayalı tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun
190. maddesi şöyledir; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”
4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun
6. maddesi şöyledir; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun
713/1. maddesi şöyledir; ‘’Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. ‘’
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun
14. maddesi şöyledir: “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun
17. maddesi şöyledir; “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.”

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna ve bozma kararına uygun olup davalı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin, yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

23.05.2023 gününde oy birliği ile karar verildi.