Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/7419 E. 2022/1334 K. 21.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7419
KARAR NO : 2022/1334
KARAR TARİHİ : 21.02.2022

MAHKEMESİ : KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : AKSARAY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları …’ın 4, 4472 ve 4637 parsel sayılı taşınmazlarını satış göstermek suretiyle oğlu olan davalıya devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvaazaalı olduğunu, mirasbırakanın taşınmazlarını satma ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını, anılan taşınmazlar dışında 9 parça taşınmazı daha mirasbırakan kendisi satın aldığı halde davalı adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişler, aşamada sunulan beyan dilekçesi ile davaya; mirasbırakanın doğrudan temlik ettiği 4, 4472 ve 4637 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil davası olarak, diğer taşınmazlar bakımından ise tenkis davası olarak devam edilmesini ve tefrik kararı verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını, mirasbırakanın temlik ettiği dava konusu taşınmazların bedeli karşılığında, çalışmaları, bakımı ve mirasbırakana yaptığı destekler nedeniyle devredildiğini, çocukluğundan itibaren babası ile çalıştığını, kazancının çoğunu babasına verdiğini, her dönem destek olduğunu, ölene kadar babasının bakımı ile ilgilendiğini, temliklerde mal kaçırma amacı bulunmadığını, dava konusu tüm taşınmazları kendi geliri ile aldığını, tenkis davasının şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26/02/2021 tarihli ve 2019/88 E., 2021/97 K. sayılı kararıyla; 9 parça taşınmaza ilişkin tenkis talebi yönünden davanın tefrikine ve ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş; muris muvazaası yönünden devam edilen işbu davada dava konusu 4, 4472 ve 4637 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; mirasbırakanın davaya konu temlik edilen taşınmazlar dışında başka taşınmazının bulunmadığı, taşınmazını satmaya ekonomik anlamda ihtiyacının olmadığı, aksine dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere taşınmaz alabilecek ekonomik güce sahip olduğu, davalı tarafından bedel ödendiğinin ispatlanamadığı, yine mirasbırakanın herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı ve davalının bakımına ihtiyacının olmadığı, tapudaki satış bedeli ile taşınmazların Mahkemece belirlenen bedelleri arasındaki farklar dikkate alındığında, mirasbırakanın tek oğluna olan düşkünlüğü sebebiyle davacılardan mal kaçırmak için davaya konu taşınmazlarını bedelsiz olarak davalıya devrettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın iddialarını ispat edemediğini, davalının 3. kişilerden satın almış olduğu 9 taşınmaz açısından dosyanın tenkis davası olarak bakılacağı belirtilerek tefrik edilmesinin yanlış olduğunu, mal kaçırma veya muvazaalı durum bulunmadığını, davalının hem kazançlarını devir tarihine kadar babasına verdiğini, hem de ölene kadar babasına bakıp, gözetip, destek olduğunu, davanın tamamı açısından ret kararı verilmesi gerektiğini, ancak şayet 4 parsel sayılı taşınmaz olan babaevinin devrinde muvazaa olduğu Mahkemece düşünülüyorsa dahi; bu durumda davalının mirasbırakana yaptığı bakım, gözetim ve maddi destek dikkate alınarak, davacıların miras payları oranında değil, saklı payları oranında veya hakkaniyet gereği miras paylarından daha düşük bir oran belirlenerek bir kabul kararı verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin de yüksek hesap edildiğini, sadece dava konusu taşınmazlar yönüyle hesap edilmesi gerektiğini, bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22/06/2021 tarihli ve 2021/752 E., 2021/830 K. sayılı kararıyla; 01/04/1974 tarihli ve ve 1974/1 Esas, 1974/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararı doğrultusunda, yapılan araştırma ve inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin dosya üzerinde hiçbir inceleme yapmadan, soyut bir kanaat ile karar verdiğini, belirtip, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz nedenlerini de yineleyerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle dava konusu ”2987 ada 4 parsel” sayılı taşınmaz İlk Derece Mahkemesince hükümde ”2987 parsel, 4 nolu bağımsız bölüm” şeklinde yazılmış ise de bu hususun yerinde düzeltilebilir maddi bir hata olduğu gözetilmek suretiyle, kararın (III.) no.lu bendinde yer verilen İlk Derece Mahkemesi kararının; kararın (IV./3.) no.lu bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçelere göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 40.309,31 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.