Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/7905 E. 2023/2956 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7905
KARAR NO : 2023/2956
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve temyiz incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tarafların birbirlerine karşı açtıkları tapu iptali ve tescil davalarının reddine, 7 parsel sayılı taşınmazın dosya arasında bulunan 14/12/2013 tarihli fen bilirkişisi raporu ekindeki krokide kırmızı renk ile boyanarak gösterilen 0,89 m2’lik kısmına davalı … tarafından yapılan el atmanın önlenmesine ve taşınmazın bu kısmı üzerindeki yapıların kaline, karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı/davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı …, 27.01.2010 tarihinde açtığı dava ile (2010/8 E.) … İlçesi, … köyünde bulunan ve kendisine ait olan 197 ada 25 parsel sayılı taşınmaza davalıların yol yapıp kazık diktiğini belirterek, davalı … aleyhine el atmanın önlenmesi talebinde bulunmuştur.
Davacı … 10.02.2010 tarihinde açtığı dava ile (2010/18 E.) kendisine ait olan aynı köy 197 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 197 ada 25 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit edildiğini ileri sürerek … aleyhine tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.

Davacı …, 11.01.2011 tarihinde açtığı dava ile (2011/7 E.) aynı köy 197 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olmasına rağmen bir kısmının 197 ada 7 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, dava dosyaları birleştirilmiştir.

II. CEVAP
Davalılar aleyhlerine açılan davaların reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli ve 2010/8 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararıyla;
birleşen 2010/18 Esas, 2010/139 Karar sayılı dosyası yönünden davanın reddine, birleşen 2011/7 Esas, 2011/73 Karar sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, … İli, … İlçesi, … Köyü 197 ada 7 parsel sayılı taşınmazın dosya arasında bulunan 18/09/2013 tarihli Fen Bilirkişisi raporunun 4. maddesinde belirtilen ve rapor ekindeki kroki-5 de (E-1) harfi ile gösterilen 44.01 m2’lik yerin davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile, iptal edilen kısmın davacıya ait 197 ada 25 parsel sayılı taşınmaz ile tevhiden aynı parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, Fen Bilirkişisinin raporunun 4. maddesinde belirtilen ve rapor ekindeki kroki-5 de (E-1) harfi ile gösterilen 44.01 m2’lik kısmına davalı … tarafından yapılan el atmanın önlenmesine ve taşınmaz üzerindeki yapıların kaline,karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde hüküm onanmış, tarafların karar düzeltme istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde;Davalı/davacı …’in, 197 ada 25 parsel sayılı taşınmaza ilişkin onama ilamına yönelik karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiş, ancak davacı/davalı … adına tesciline karar verilen ve 197 ada 7 parselin (E1) ile gösterilen 44,01 metrekare yüzölçümündeki bölümüne yönelik itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, davacı tarafından (E1) ile gösterilen bölümün, davacı/davalı … tarafından satın alınan taşınmazın devamı niteliğinde bulunduğu, taşınmazı satan Sultan Kara’dan zilyetliğin devralındığı belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, satın alınan taşınmazın sınırları tereddütsüz bir şekilde belirlenemediği, davacının yer göstermesi ve güneydeki yoldan sonra gelen yine satan Sultan Kara’ya ait taşınmazın geri kalan bölümünü oluşturan (satılan taşınmaz ile geri kalan bölüm arasından sonradan yol geçirilmiştir) 165 ada 16 parselin sınırları dikkate alınmak suretiyle belirlenmeye çalışıldığı, sınırları eylemli olarak gösteren davalı/davacı … tanığı …’in beyanlarına neden itibar edilmediğinin dahi gerekçede tartışılmadığı, bir an için satın alınan yerin bir bölümünün 197 ada 7 parselin (E1) ile gösterilen bölümünü kapsadığı kabul edilse dahi, davacı/davalı …’ın satın aldığı 1987 tarihinden itibaren tespitin yapıldığı 2007 yılına kadar ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin
bulunmadığı, aslında satılmadan önce dahi Sultan Kara’nın da bu yönde zilyetliğinin olmadığı, bu durumun Sultan Kara’nın tanık olarak dinlenen kızı tarafından da açıkça beyan edildiği, zirai bilirkişi tarafından da ekonomik amaca uygun bir faaliyetin bulunmadığı raporda belirtildiğine göre, Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı/davalı … lehine gerçekleşmediği, evveliyatı itibariyle tapu kaydı bulunmayan taşınmazların ancak zilyetlik hükümlerine dayalı olarak kazanılabileceği, sırf haricen satın almanın yeterli bulunmadığı, diğer bir anlatımla, zilyetlikle birleşmeyen harici satın almaya değer verilemeyeceği gerekçesiyle, davacı/davalı …’ın davasının reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 2010/18 Esas ve 2011/7 Esas sayılı davaların reddine, … ili, … ilçesi, … köyü 197 ada 7 parsel sayılı taşınmazın dosya arasında bulunan 14/12/2013 tarihli fen bilirkişisi raporunun ekindeki krokide kırmızı renk ile boyanarak gösterilen 0,89 m2’lik kısmına davalı … tarafından yapılan el atmanın önlenmesine ve taşınmazın bu kısmı üzerindeki yapıların kaline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Kararın yasa ve yönteme uygun olmadığı, kadastro tespit tutanaklarının esas alınmasının eksik ve hatalı olduğu, davacı … açısından zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu, davalı … açısından ortada herhangi bir zilyetlik göstergesi olmamasına rağmen, zilyetlikle kazanmanın koşullarının varlığının esas alınmasının isabetsiz olduğu, davalı parsele …’in eşi … tarafından müdahale edilmesi üzerine müvekkil … 12.01.2010 ve 23.09.2013 tarihlerinde ayrı ayrı … Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunulduğu, 18.09.2013 tarihli Raporun eki 5 nolu krokinin gerçek durumu ifade ettiği belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali tescil ile el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, ” Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”

2) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, ” Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir”
3) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir…”

4) 4721 sayılı TMK’nın 683. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.” hükümlerini içermektedir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı/davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı/davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 120.60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı/davalıdan alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.