YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8063
KARAR NO : 2023/2765
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro harici bırakılan yerin tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin … ili … ilçesi … Mahallesi … Sokak No:17 adresinde bulunan tescil dışı taşınmazı 25-30 yıldan beri nizasız, fazılasız, malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazda müvekkiline ait ev ve evin eklentilerinin bulunduğunu, taşınmazın imar-ihya çalışmalarının tamamlandığını ileri sürerek tescil dışı olan taşınmazın müvekkili adına tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde özetle; Medeni Kanun’da belirtilen zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2005 yılında dahi dava konusu yerin geniş dere yatağı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu yerin dere yatağı olduğunu, davacının 25-30 yıl öncesinde dere yatağına önce toprak ev yaptığını, kavak ve meyve ağaçları diktiğini, deprem nedeniyle evin yıkıldığını, yerine yeniden ev yaptığını, ağaçları keserek, harfiyat getirerek dere yatağını kapattığını, Mahkemece tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın eveliyatında nasıl kullanıldığını, imar-ihya çalışmalarının ne zaman başlayıp ne zaman bittiğinin tespitinin yapılmadığını, dava konusu yerde davacının yaklaşık 25-30 yıldır nizasız fasılasız zilyet olduğu hususunun tespitinin yapılmasını talep etmiş olmalarına rağmen, Mahkemece bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının değerlendirmediğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zilyetlikle kazanım şartları oluşmadığından istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekil temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesini tekrar ederek, adli yardımın karar kesinleşmesine kadar devam edeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro sırasında “dere yatağı ” olarak tescil harici bırakılan taşınmazın tescili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun; 14. maddesinin ilgili kısımları şöyledir; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40,kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.
(Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.”
17. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;”Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.”
2. 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun; 713. maddesinin ilgili kısımları şöyledir; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Çekişmeli taşınmaz bölümü 1977 yılında yapılan kadastro sırasında “dere yatağı” vasfıyla tescil harici bırakıldığı, anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 179,90 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.