Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/8408 E. 2023/4044 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8408
KARAR NO : 2023/4044
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; krokide gösterilen ve hudutlarını belirttiği tapulama harici taşınmazın 20 yılı aşkın bir süredir taşları temizlenmek suretiyle imar ihya edildiğini, kuru tarım yapılmak suretiyle davacı tarafından tasarruf edildiğini ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile … ili, … ilçesi, … (…) Mahallesi’nde bulunan fen bilirkişisi … ve … ve … Mühendisi … … 08.05.2018 tarihli raporunda “A” harfi ile gösterilen 94.763,93 m² yerin davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Hazine, … Belediyesi ve … Büyükşehir Belediyesi vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

… vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar ihya ve zilyetlikle taşınmaz iktisabına ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yargılama aşamasında sübuta ermediği, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğu, imar ihya ve ilyetlikle taşınmaz iktisabına ilişkin koşullar gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

… Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay 8. H.D.’nin 02/07/2013 tarihli, 2013/2629-10363 E.-K. sayılı ilamında belirtildiği şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın, imar ihya yoluyla kazanmanın şartları oluşmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fen bilirkişilerinin raporunda (A) harfiyle gösterilen 94.763,93 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmazın mera, orman gibi yerlerle ilgisinin bulunmadığı, uygulanan 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazın imar ihya edildiğinin, ekili-sürülü olduğunun tespit edildiği, zirai bilirkişi raporunda da, taşınmazın 3. sınıf kuru tarım arazisi olduğunun, 20 yılı aşkın bir süre önce imar ihyanın tamamlandığının, taşınmaz üzerinde 7-25 yaşları arasında badem ve nar ağaçlarının bulunduğunun belirlendiği, sonuç olarak (A) harfiyle gösterilen dava konusu taşınmaz yönünden, kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1.maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme sonucu hüküm tesis edildiğini, Kadastro Kanununun 14.maddesine göre aynı çalışma alanı içerisinde, miktar sınırlarına uyulmak kaydıyla tapuda kayıtlı olmayan bir taşınmazın zilyedi adına tespit edilebilmesi için Medeni Kanunun 713.maddesindeki davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurma şartlarının belgelerle veya bilirkişi veyahut tanıklarla ispat edilmesi gerektiğini, dosyada bu konuda davacı tarafından bir ispat bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanununun;
14. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;
” Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40,kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.

(Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, … Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.”
17. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;
“Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.”

4721 sayılı … Medeni Kanununun;
713. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;
“Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaz bölümünün 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 766 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca tespit dışı bırakılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 13. maddesinin j. bendi gereğince Hazine’den harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.