YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8505
KARAR NO : 2022/228
KARAR TARİHİ : 13.01.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAVZİH
Taraflar arasında görülen tapu iptali davası sonunda davanın kabulüne dair verilen karara davacının tavzih talebinin kabulüne ilişkin olarak verilen ek karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, davalı adına kayıtlı 3721 parsel sayılı taşınmazın 9.609,65 m2’lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek bu kısmın tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
1.Davanın kısmen kabulü ile 3721 parsel sayılı taşınmazın 04.12.2006 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 3092,35 m2’lik bölümün tapu kaydının iptaline ilişkin olarak verilen kararın dört kez bozulması üzerine mahkemece en son bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; mahkemece davanın kabulü ile, 3721 parsel sayılı taşınmazın 04/12/2017 tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 3.092,35 m2 yüzölçümündeki kısmın davalı adına olan tapusunun iptaline karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince 10/02/2020 tarihinde onanan hüküm 13/07/2020 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Davacı vekili 07/01/2021 tarihli dilekçesi ile dava konusu 3721 parsel sayılı taşınmazın yenileme çalışmaları neticesinde 924 parsel olduğunu ve kıyı kenar çizgisinde kalan kısmın 3.144,21 m2 miktarıyla tespit edildiğini, hükmün bu nedenle infaz edilemediğini ileri sürerek tavzih kararı verilmesini istemiş, mahkemece tavzih isteği kabul edilerek kesinleşen hükmün “924 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 17/05/2021 tarihli krokili raporda (A) harfi gösterilen 3.144,21 m2 kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptaline” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesinleşen kararın değiştirildiğini, tavzih dilekçesi ve bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını belirtmiştir.
3. Gerekçe
3.1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil hükmünün tavzihi istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk:
3.2.1.HMK’nin 305. maddesinde; “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.”
HMK’nin 304. maddesinde; ” Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir Hüküm tebliğ edilmişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.”
HMK’nin 306. maddesinde “ (1) Tavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur.(2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.” düzenlemeleri yer almaktadır.
3.2.2.Tavzih yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi, hakim tavzih yolu ile hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip, bunu hükmüne ekleyemez (…2008/11-448 E.-2008/454 K.).
3.2.3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile, davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı”nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
3.2.4.Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır.
3.3. Değerlendirme
3.3.1.Somut olayda, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve yargısal uygulamalar gözetildiğinde kesinleşen hükümdeki “3721 parsel sayılı taşınmazın kadastro bilirkişisi tarafından düzenlenen 04/12/2017 tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 3.092,35 m2 yüz ölçümündeki kısmın davalı adına olan tapusunun iptaline” kısmının, yeniden rapor alınmak suretiyle “924 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 17/05/2021 tarihli krokili raporda (A) harfi gösterilen 3.144,21 m2 kısmın davalı olan tapu kaydını iptaline” şeklinde düzeltilmesi yeni bir hüküm niteliğinde bulunduğundan tavzih konusu yapılamayacağı, davacının ayrı bir dava ile sonuca gidebileceği açıktır.
3.3.2.Öte yandan; HMK’nın 306. maddesi gereğince tavzih talebine ilişkin dilekçe, davalıya tebliğ edilmeksizin karar verilmesi de doğru değildir.
3.3.3.Hal böyle olunca, tavzih isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile istemin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
V. SONUÇ
Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nin 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/01/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.