YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8735
KARAR NO : 2022/5966
KARAR TARİHİ : 21.09.2022
MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : FETHİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın bir kısım davalılar … ve müşterekleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, süresi içerisinde yine bir kısım davalılar … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların müşterek murisi olan babaları …’in 2 kez evlilik yaptığını, müvekkillerinin, …’in ilk eşi …’den olma çocukları olduğunu, davalılardan Bayram ve Suzan’ın …’in ilk eşi …’den olma oğlu …’nin çocukları olduğunu, diğer davalıların ise …’in 2. eşi …’den olma çocukları olduğunu, dava konusu 112 ada 6, 15; 279 ada 3; 282 ada 18, 19; 355 ada 14, 21 ve 24 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinin annesi …’den geldiğini, davalılardan Bayram ve Suzan’ın, anneleri …’den babaları …’ye gelen paylarını müvekkillerine sattığını, buna rağmen kadastro tespiti sırasında dava konusu 112 ada 6, 15, 355 ada 14, 21 ve 24 parsel sayılı taşınmazların tarafların müşterek murisleri olan …’in tüm mirasçıları adına, dava konusu 279 ada 3, 282 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların ise …’in 2. eşi olan … adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazlar müvekkillerinin anneleri …’den geldiği için …’in 2. eşinden olan çocuklarının taşınmazlarda hak sahibi olamayacağını ileri sürerek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların davacı tarafın iddia ettiği gibi kendi anneleri …’den gelmeyip tarafların müşterek murisi …’den geldiğini, davacılar ile bir kısım davalılar arasında yapılmış olan sözleşmelerin müvekkilini bağlamayacağını, taşınmazların kadastro tespitinin doğru şekilde yapıldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalılardan … ve müşterekleri vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların müşterek murisi …’in dava konusu taşınmazları 1938 yılında …’den satın aldığını ve daha sonra 1946 yılında …’in 2. eşi olan, müvekkillerinin anneleri …’ye sattığını, dosya arasına sundukları senetlerden de anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazların davacı tarafın iddia ettiği şekilde davacıların annesi …’ye ait olmayıp, müvekkillerin anneleri …’ye ait olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Diğer davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2016 tarihli ve 2009/19 Esas, 2016/705 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre, dava konusu 112 ada 6, 15, 355 ada 14, 21 ve 24 parsel sayılı taşınmazların evvelinde …’e ait olduğunun davalı tarafça kanıtlanamadığı, mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanlarından, dava konusu taşınmazların davacıların annesi (…’in ilk eşi) …’den geldiği, taşınmazların … tarafından ortakçılık suretiyle kullanıldığı, … öldükten sonra ise taşınmazların …’in ilk eşinden olma çocukları tarafından kullanıldığı, taşınmazlar …’in ilk eşi …’den gelmekle, ölümüyle mirasının eşi … ile …’den olma çocuklarına kaldığı, …’in de 2005 yılında ölümüyle mirasının 2. eşi … ile tüm çocuklarına kaldığı; dava konusu 279 ada 3, 282 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle ise, dosya kapsamına, mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, taşınmazların …’in 2. eşi …’den gelmeyip ilk eşi …’den geldiği, yine ilk eşi …’nin ölümüyle mirasının eşi … ile …’den olma çocuklarına kaldığı, …’in ilk eşinden kendisine gelen ¼ miras payını 2. eşi …’ye bağışladığı, 2. eşi …’nin de 2008 yılında ölümüyle mirasının çocuklarına kaldığı, davalılardan Bayram ile Suzan’ın, murisleri …’den babaları …’ye gelen paylarını davacılara sattıklarına ilişkin iddianın davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 112 ada 6, 15; 355 ada 14, 21 ve 24 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaline, taşınmazlar ayrı ayrı toplam 26880 pay kabul edilmek suretiyle, 7224 payının davacı …, 7224 payının davacı …, 2772 payının davalı …, 2772 payının davalı …, 1680 payının mirasçı …, 744’er payının ise davalı …, …, …, davalı …, davalı …, davalı … ve davalı … adına tapuya tesciline; dava konusu 279 ada 3, 282 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaline, taşınmazlar ayrı ayrı toplam 672 pay kabul edilmek suretiyle, 168 payının davacı …, 168 payının davacı …, 63 payının davalı …, 63 payının davalı …, 42 payının mirasçı …, 24’er payının davalı …, davalı …, davalı …, davalı …, davalı …, davalı … ve davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
2. Mahkemece daha sonra 279 ada 3, 282 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün kısa kararda; “dava konusu 279 ada 3, 282 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaline, taşınmazlar ayrı ayrı toplam 56 pay kabul edilmek suretiyle, 14 payının davacı …, 14 payının davacı …, 7 payının davalı …, 7 payının davalı …, 2’şer payının davalı …, davalı …, davalı … , davalı …, davalı …, davalı … ve davalı … adına tapuya tesciline” şeklinde açıklandığı, bu taşınmazlar yönüyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluştuğu gerekçesiyle, 30.01.2017 tarihinde, söz konusu taşınmazlara ilişkin kısa kararın; “dava konusu 279 ada 3, 282 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaline, taşınmazlar ayrı ayrı toplam 672 pay kabul edilmek suretiyle, 168 payının davacı …, 168 payının davacı …, 63 payının davalı …, 63 payının davalı …, 42 payının mirasçı … 24’er payının davalı …, davalı …, davalı …, davalı …, davalı …, davalı … ve davalı … adına tapuya tesciline” şeklinde tashihine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davalılardan … vekili ile bir kısım davalılar … ve müşterekleri vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kaldırma Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 28.04.2017 tarihli ve 2017/72 Esas, 2017/77 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince taraflara alenen tefhim edilen kısa karar ile davadan el çekildikten sonra yazılan gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı, gerekçeli karar yazıldıktan sonra Mahkemece tashih şerhi yazılarak HMK’nın 305. maddesinde düzenlenen hükmün tavzihine ilişkin hükümlere de uyulmadığı gerekçesiyle, davalıların istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüne, Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2016 tarihli, 2009/19 Esas, 2016/705 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2017 tarihli ve 2017/251 Esas, 2017/450 Karar sayılı kararıyla; (III/1.) no.lu paragrafta açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, 112 ada 6, 15; 355 ada 14, 21 ve 24 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaline, taşınmazlar ayrı ayrı toplam 26880 pay kabul edilmek suretiyle, 7224 payının davacı …, 7224 payının davacı …, 2772 payının davalı …, 2772 payının davalı …, 1680 payının mirasçı …, 744’er payının ise davalı …, …, …, davalı …, davalı …, davalı … ve davalı … adına tapuya tesciline; dava konusu 279 ada 3, 282 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaline, taşınmazlar ayrı ayrı toplam 672 pay kabul edilmek suretiyle, 168 payının davacı …, 168 payının davacı …, 63 payının davalı …, 63 payının davalı …, 42 payının mirasçı …, 24’er payının davalı …, davalı …, davalı …, davalı …, davalı …, davalı … ve davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karara Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde bir kısım davalılar … ve müşterekleri vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
5. İstinaf Nedenleri
Bir kısım davalılar … ve müşterekleri vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların Teslime’den geldiğini ve 1938 yılında Teslime tarafından tarafların müşterek murisi …’e satıldığını, bilahare taşınmazların … tarafından 1946 yılında 2. eşi …’ye (müvekkillerinin annelerine) satıldığını, bu hususu yargılama sırasında ispat ettiklerini ancak dayandıkları senetlerin Mahkemece dikkate alınmadığını, kaldı ki bu senetlerin sahteliği veya geçersizliği noktasında davacı tarafça bir iddiada da bulunulmadığını, taşınmazların …’in ilk eşi …’den geldiğinin ve …’in ölümünden sonra davacı tarafça kulanıldığının davacı tarafça kanıtlanamadığını ileri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
6. Gerekçe ve Sonuç
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 05.11.2018 tarihli ve 2018/329 Esas, 2018/668 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, veraset ilamları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazların tamamının evvelinde davacıların annesi olan …’in ilk eşi …’e ait olduğu, …’nin 1946 yılında vefatıyla geriye mirasçıları olan eşi … ile çocukları …ve … Gümüş’ün kaldığı ve taşınmazların bu mirasçılar tarafından kullanıldığı, …’nin miras payının davacılar tarafından satın alındığı hususunun ispat edilemediği, tarafların müşterek murisi …’ün, vefat eden eşi …’den kalan dava konusu 279 ada 3, 282 ada 18 ve 19 parsellerdeki ¼ oranındaki miras payını dosyada mevcut 14/09/1946 tarihli senet ile 2. eşi …’e satarak devrettiği anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne ve taşınmazların belirlenen miras paylarına göre taraflar adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, bir kısım davalılar … ve müşterekleri vekilinn istinaf isteminin 6100 sayılı …nın 353/(1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içerisinde, bir kısım davalılar … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Bir kısım davalılar … ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebepleri tekrarla, eldeki davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ancak Mahkemece taşınmazların Teslime’den geldiğine ilişkin ispat yükünün kendilerine yüklendiğini, taraflarınca dayanılan senetlerin sahte veya geçersiz olduğunun davacı tarafça ileri sürülmediğini, senetler dava konusu taşınmazları kapsamına almasına rağmen Mahkemece senetlere itibar edilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Kadastro sonucunda Muğla ili, Fethiye ilçesi, Çobanisa köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 6 parsel sayılı 5.845,67 metreare yüzölçümündeki taşınmaz, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, eşit paylarla …’in ilk eşinden olma evlatları…ve … adına tespit ve Kadastro Komisyon kararı uyarınca verasette iştiraken tüm … mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiş; 112 ada 15 parsel sayılı 3.937,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, eşit paylarla …’in 2. eşinden olma evlatlarından …, ve … adına tespit ve Kadastro Komisyon kararı uyarınca verasette iştiraken tüm … mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiş; 355 ada 14 parsel sayılı 4.198,34 metreare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …’in ilk eşinden olma oğlu … adına tespit ve Kadastro Komisyon kararı uyarınca verasette iştiraken tüm … mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiş; 355 ada 21 parsel sayılı 2.552,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …’in ilk eşinden olma oğlu … adına tespit ve Kadastro Komisyon kararı uyarınca verasette iştiraken tüm … mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiş; 355 ada 24 parsel sayılı 2.142,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit ve Kadastro Komisyon kararı uyarınca verasette iştiraken tüm … mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiş; 279 ada 3 parsel sayılı 1.414,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilerek … adına tespit ve Kadastro Komisyon kararı uyarınca Recep kızı … (…’in 2. eşi) adına tespit ve tescil edilmiş; 413 ada 18 parsel sayılı 2.770,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …’in ilk eşinden olma oğlu … adına tespit ve Kadastro Komisyon kararı uyarınca 282 ada 18 parsel numarası ve aynı yüzölçümüyle Recep kızı … (…’in 2. eşi) adına tespit ve tescil edilmiş; 413 ada 19 parsel sayılı 2.836,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …’in ilk eşinden olma oğlu … adına tespit ve Kadastro Komisyon kararı uyarınca 282 ada 19 parsel numarası ve aynı yüzölçümüyle Recep kızı … (…’in 2. eşi) adına tespit ve tescil edilmiştir.
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
3.2.2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”
3.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640/1. maddesi; “Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.”
3.2.4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640/2. maddesi; “Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.”
3.2.5. 3402 sayılı Kadastro Kanun’un 15/3. maddesi; “İştirak halinde mülkiyet hükümlerinin söz konusu olduğu hallerde, iştirakçilerinden biri veya birkaçının belirli bir taşınmaz maldaki hissesinin diğer iştirakçilere devir ve temliki; tapulu taşınmaz mallarda yazılı, tapusuzlarda ise her türlü delille ispat edilebilir.” hükümlerini içermektedir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, (IV/6.) numaralı paragrafta yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinin yerinde bulunmasına göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; bir kısım davalılar … ve müşterekleri vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 6.136,99 TL bakiye onama harcının temyiz eden bir kısım davalılar … ve müştereklerinden alınmasına, 21/09/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.