Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/8795 E. 2022/226 K. 13.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8795
KARAR NO : 2022/226
KARAR TARİHİ : 13.01.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ilişkin verilen karar, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, kardeşi olan davalının mirasbırakandan intikal eden 591 parsel sayılı taşınmazdaki miras payını “yaşlılığından, okur yazar olmamasından, deneyimsizliğinden yararlanmak suretiyle” adına tescilini sağladığını, temliki 2015 yılının mart ayında öğrendiğini, taşınmaz üzerindeki evi dava dışı kardeşi … ……’un ise davalı …’a devredeceğinin kararlaştırıldığını, bu görüşmelerden bir müddet sonra davalının kendisini bilmediği bir kuruluşa götürerek önceden hazırlanmış olan belgelere imza atmasını sağladığını, ancak okuma yazma bilmediğinden ve tarafına herhangi bir açıklama da yapılmadığından imzayı ne için attığını anlayamadığını ileri sürerek dava konusu 591 parsel sayılı taşınmazdaki davalı adına olan tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının bedel almadığı yönündeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15/12/2015 tarihli ve 2015/218E. 2015/668K. sayılı kararıyla; 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairece ‘’…olayda hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin tarafların tüm delilleri toplanmak suretiyle açıklığa kavuşturulması, davanın süresinde açıldığı sonucuna varılması durumunda, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde işin esasının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.‘’ gerekçesi ile bozulmuştur.

3. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23/11/2017 tarihli ve 2018/1943E. 2020/3295K. sayılı kararıyla; iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Bozma Kararı
Mahkeme kararı Dairece “…Öncelikle hile iddiasının, hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülüp sürülmediğinin araştırılması ve irdelenmesi gerekirken, anılan husus üzerinde durulmaksızın işin esası bakımından hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Hak düşürücü sürenin mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği tartışmasızdır. Hal böyle olunca; hile iddiası bakımından öncelikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı yönünde gerekli araştırmanın yapılması, süresinde açıldığının anlaşılması halinde işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
6. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 22/06/2021 tarihli ve 2020/321E. 2021/216K. sayılı kararıyla; davacının hileyi 2015 yılının Mart ayında kardeşinden öğrendiğini beyan ettiği, davalının daha önce öğrenildiğini ispat edemediği, davanın süresinde açıldığı, ancak davacının sadece taşınmazdaki evin devri amacında olduğu iddiasının, diğer paydaş Sabire’nin de payını davalıya devretmesi, dinlenen davalı tanıklarının davacının payının tamamını devretmek istediği ve bedelini aldığı yönündeki beyanı gözetildiğinde ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
7. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma yapıldığını, yapılan anlaşma gereği zaten Sabire’nin payını davalıya devredeceğini, bir kimseye anlaşmanın nasıl olacağını anlatıp imza sırasında başka hususları da sözleşmeye ekleyip o kişiye de bunu açıklamadan imzalatmanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, okuma yazması olmadığından inceleyemediğini, hilenin sabit olduğunu belirtmiştir.
9. Gerekçe
9.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hile (aldatma) ve gabin (aşırı yararlanma) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup hile iddiası yönünden temyiz edilmiştir.
9.2. İlgili Hukuk
9.2.1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 36/1 maddesinde; “Taraflardan biri diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeye bağlı değildir.”
Türk Medeni Kanunu 6. maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 190/1. maddesinde; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir ” düzenlemeleri yer almaktadır.
9.3. Değerlendirme
(IV-6) nolu bentte yer verilen mahkeme kararı ve gerekçesi, (IV-9.2.1) nolu bentte yer verilen yasal düzenlemeler ile (IV-5) nolu bentte belirtilen Dairenin bozma kararına uygun bulunduğundan davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.