YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8947
KARAR NO : 2021/8050
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu dava konusu … parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında baba adının hatalı olarak “…” olarak yazıldığını, kadastro tespitleri sırasında yapılan bu yanlışlık sebebiyle tapuda hiçbir muameleyi yapamadığını ileri sürerek, baba adının nüfus kaydına uygun şekilde “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Dairece “…Mahkemece dava konusu taşınmazların ilk tesis ve tedavülleriyle birlikte tapu kayıtları, tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle birlikte kadastro tutanakları ve dayanak tapu kayıtları dosyaya getirtilmemiş, taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı, taşınmazların kim veya kimler tarafından ne zamandır kullanıldığı hususları araştırılmamış, mahallinde keşif yapılmamıştır. Hâl böyle olunca; yukarıda değinilen düzenleme doğrultusunda soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, davaya konu taşınmazın kim/kimler tarafından kullanıldığının tespit edilmesi, tapu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip kişi yada kişilerin kaydının bulunup bulunmadığının ilgili Nüfus Müdürlüğünden sorulması, davacıya tanıklarını bildirmesi için süre verilmesi, dava konusu taşınmazı bilen yaşlı ve tarafsız kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve sağ iseler tutanak bilirkişilerinin ve tanıkların da katılımı ile taşınmaz başında keşif yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; bozmaya uymakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğacağından mahkemenin bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapmak ve orada gösterilen doğrultuda hareket etmek zorunluluğu bulunmaktadır.
Ne var ki; Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini, söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki, hükmüne uyulan önceki bozma kararında değinilen ilkeler ve olgular doğrultusunda, … İlçe Nüfus Müdürlüğünün 17/03/2021 tarihli yazısı ile kayıt maliki ile aynı isim ve baba adına sahip, 10/04/1985 tarihinde ölmüş bir kişinin tespit edildiği anlaşılmış ise de, bu kişinin kayıt maliki ile aynı kişi olup olmadığı üzerinde durulmamıştır.
Hal böyle olunca, kayıt maliki ile aynı isim ve baba adını taşıyan 10/04/1985 tarihinde ölen …’ün mirasçılarının tespiti ile dava konusu taşınmazda hak iddialarının olup olmadığının sorulması, hak iddialarının bulunması durumunda uyuşmazlığın mülkiyet ihtilafına yönelik olduğu gözetilerek davanın reddine, aksi halde şimdiki gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, tebliğ gününden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.