YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9159
KARAR NO : 2022/8250
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası sonunda Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/06/2019 tarihli, 2019/2 Esas, 2019/278 Karar sayılı karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava dilekçesi ve ekinde yer alan krokide sınırlarını belirttiği taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27/03/2015 tarihli ve 2013/523 E. 2015/278 K. sayılı kararıyla; davalı T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığının talebi üzerine Hazine davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda çekişme konusu taşınmazın mera olmadığı, taşınmaz üzerinde davacının 20 yıldan fazla kullanımının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 1463 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından hazırlanan 28.4.2014 tarihli rapor ve eki krokide (A) harfiyle gösterilen bölümün davalı Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili ile ihbar olunan Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09/11/2017 tarihli, 2015/20395 Esas, 2017/7688 Karar sayılı kararıyla; “Ne var ki, davaya konu edilen taşınmazın kadastro tespiti 09.3.1969 tarihinde kesinleşerek, taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı tarafından dava 25.10.2013 tarihinde açılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi uyarınca kadastro tespitinden önceki hukuki sebeplere dayanılarak tespit tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde dava açılabilir. Dava konusu taşınmazın kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında Kanun’da öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği belirlendiğine göre davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken dava şartı olup Mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bu husus göz ardı edilerek davanın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz(dir)…” gerekçesiyle karar bozulmuş; davacının karar düzeltme istemi Dairenin 27/12/2018 tarihli, 2018/4312 Esas, 2018/8434 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.
3. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13/06/2019 tarihli, 2019/2 Esas, 2019/278 Karar sayılı kararıyla; bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın mera niteliğinin olmadığını, tespit harici bırakılan yer olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, taşınmazın TOKİ İdaresi adına tescil tarihi olan 2011 yılı dikkate alındığında davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmeden açıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü niteliğinde olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği tartışmasızdır.
6.3. Değerlendirme
Dosyadaki delillere göre yapılan inceleme sonucunda (IV.2.) no.lu paragrafta belirtilen bozma kararına uyularak yapılan yargılamada aynı gerekçe benimsenerek (IV.3.) no.lu paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya, bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.