Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9212 E. 2023/1386 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9212
KARAR NO : 2023/1386
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Ret

Taraflar arasında görülen bedel davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan … … …’nın 188 parsel (tevhit ile 190 ada 443 parsel) sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı oğlu …’e satış suretiyle temlik ettiğini, …’in de dava dışı kişiye devrettiğini ileri sürerek, miras payları oranında şimdilik 11.500,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemişlerdir.

II. CEVAP
Davalı, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı 3. kişiye devrettiğini, taşınmazın 3. kişilerin eline geçmesine gönlü razı olmayınca bedelini ödemek suretiyle devraldığını, 2006 yılında ise bir başkasına sattığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların 29 yıl sonra dava açmalarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ölümü üzerine davaya mirasçıları dahil edilmişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2014/732 E., 2016/440 K. sayılı kararıyla; temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin davacının talebinden fazla olduğu, usulüne uygun ıslah da bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairece 04.03.2020 tarihli ve 2016/17017 E., 2020/1544 K. sayılı kararıyla “…dinlenen davacı tanıkları mirasbırakanın mal kaçırmasını gerektirir somut bir olgu ortaya koyamadıkları gibi, dosya kapsamındaki diğer deliller ile de, davacıların temlikin mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığı iddiasını TMK’nun 6. ve HMK’nun 190. maddeleri uyarınca kanıtladığından bahsedilemez. Öte yandan, bedeller arasındaki fark tek başına muvazaanın kanıtı değildir. Hal böyle olunca, iddianın kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların temlikin mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığı iddiasını TMK’nın 6. ve HMK’nın 190. maddeleri uyarınca ispatlayamadığı, devrin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; devir tarihi itibariyle mirasbırakanın dava konusu taşınmazı devretmesini gerektirir bir nedenin olmadığını, tanık anlatımları ile de sabit olduğu üzere dava konusu taşınmazın kök mirasbırakan tarafından oğlu …’a traktör alması için bedelsiz olarak devredildiğini, dava konusu taşınmazın keşfen devir tarihi itibariyle değerinin 17.742,00 TL, resmi akitte ki değerin ise 600.000 TL olduğunu, değerler arasında aşırı oransızlık olduğunu, bunun da muvazaanın açık ispatı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı bedel istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras … çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar, taşınır mal niteliğindedir ve zilyetlikten ibaret olan hakkın devri suretiyle yapılan elden bağışlama sözleşmeleri hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir. Bu nedenle de, gizlenerek yapılan bağışlama niteliğindeki tasarruf geçerlidir. Mirasbırakan tarafından tapusuz taşınmazların zilyetliğinin devri suretiyle gerçekleştirirken geçerli işlemlere karşı 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 120,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.