YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/930
KARAR NO : 2022/866
KARAR TARİHİ : 08.02.2022
MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : BODRUM 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulü kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen başvurunun esastan reddine ilişkin karar süresi içinde davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak saptanan 08/02/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat … ile temyiz edilen davacı vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen intifa sözleşmesinin teminatı olarak maliki bulunduğu 1 no.lu parselde davalıya pay temliki yapıldığını, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle açtıkları dava sonunda sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davalıya yapılan pay temlikinin de yolsuz hale geldiğini ileri sürerek, tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, pay satışının gerçek olduğunu belirtip, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28/02/2019 tarihli ve 2017/120 Esas, 2019/52 Karar sayılı kararında; taraflar arasındaki pay temlikinin dayanağı olan sözleşmenin mahkeme kararı ile feshedilmesiyle tescilin yolsuz hale geldiği gerekçe gösterilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, davada dayandığı savunmalarını tekrarlayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25/11/2020 tarihli ve 2019/1251 Esas, 2020/873 Karar sayılı kararında; pay temlikinin dayanağı olan 10/09/1997 tarihli sözleşmenin Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/754 Esas, 2011/186 Karar sayılı kararı ile feshedildiği ve kararın derecattan geçerek kesinleştiği, böylece tescilin yolsuz hale geldiği; davalıya bedel ödenmesi yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir davanın da bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, dava süresince ileri sürdüğü savunmalarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ″yolsuz tescil″ hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu′nun 705. maddesinde; ″Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.″, 1022/1. maddesinde; ″Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.″, 1023. maddesinde; ″ Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”, 1024/2. maddesinde; ″Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.″ düzenlemelerine yer verilmiştir.
Değinilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni hakların tapu siciline tescil ile doğacağı ve tescilin hukuki sonuç doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebin bulunmasının zorunlu olduğu; bu hususun tapunun illîlik prensibinden kaynaklandığı ve oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebinin bulunmaması halinde tescilin yolsuz nitelik taşıyacağı kuşkusuzdur.
3.3. Değerlendirme
Getirtilen kayıt ve belgelerden, davaya konu 1 no.lu parseldeki çekişmeli payın 26/11/1997 tarihinde davacı tarafından davalıya satış suretiyle temlik edildiği, anılan payın temlikine dayanak oluşturan ve taraflar arasında düzenlenen 10/09/1997 tarihli sözleşmenin mahkeme kararıyla iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, böylece tescilin yolsuz hale geldiğinin anlaşıldığına; bunun yanında, davalının bedele yönelik isteğinin ayrı davada ileri sürülmesine de yasal bir engel bulunmadığına göre, davanın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA; aşağıda yazılı 8.965,35 TL bakiye onanma harcının temyiz edenden alınmasına; 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.