YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9311
KARAR NO : 2021/7789
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17/07/2020 tarihli ve 2019/264 Esas – 2020/97 Karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 29/03/2021 tarihli ve 2020/3438 Esas – 2021/1845 Karar sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Mahkemece, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…somut olayda mirasbırakan kadastro tespitinden sonra öldüğüne göre 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşünücü süresinin uygulanmayacağı tartışmasızdır. Hal böyle olunca, işin esasına girilerek gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir..” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davalılar adına kayıtlı olmayan … ada … parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar bu kez Dairece; “…davacının bildirdiği tanıklardan biri devir tarihinde 5 yaşında olup olay tarihi itibariyle temliki bilebilmesi mümkün olmayıp 1932 doğumlu olan diğer tanık ise muvazaa iddiasını ispata yarar bir beyanda bulunmamıştır. Oysa eldeki davanın kabulü halinde hak sahibi olacak davalı tanığı ve muris Devlet’in dava dışı mirasçısı olan Münevvet 1962 yılında yapılan devirlerin gerçek satış olduğu belirtmiştir. Toplanan delillerden yukarıdaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde devrin gerçek satış olduğu sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, iddianın ispatlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş kararın temyizi üzerine Dairece bu kez “…Mahkemece kararı temyiz etmeyen davalılar …, … ve … dışında kalan diğer davalılar …, …, …, … ve … hakkındaki davanın reddedilmesi gerekirken kazanılmış hakkı da ortadan kaldıracak şekilde davanın tümden reddedilmiş olması doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına karşı davacı vekili ve davalılar …, …, …, …, …, … vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekilinin karar düzeltme istemine gelince;
Dairenin onama ilamı, karar düzeltme talebinde bulunan davacı vekili Avukat …’a 04.07.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, karar düzeltme dilekçesinin ise davacı vekili tarafından 28.07.2021 tarihinde verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 s. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca 15 günlük yasal karar düzeltme süresinin geçirildiği anlaşıldığından, karar düzeltme isteminin SÜREDEN REDDİNE,
Davalılar …, …, …, …, …, … vekilinin karar düzeltme istemine gelince;
Karar düzeltme dilekçesinde yazılı nedenler 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HUMK) 440. maddesinde gösterilen dört halden hiçbirine uymamaktadır. Bu nedenle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) geçici 3.maddesi yollamasıyla karar düzeltme isteğinin REDDİNE, alınan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, davalılar …, …, …, …, … ve …’dan HUMK’un 442/3. maddesi ve 4421 sayılı Yasa gereğince takdiren 490,00 TL para cezası alınmasına, karar düzeltme harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.