Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9353 E. 2022/8269 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9353
KARAR NO : 2022/8269
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ : ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : TORTUM ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli dava sonunda Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince verilen 10/09/2021 tarihli, 2021/907 Esas ve 2021/1444 Karar sayılı karar, yasal süre içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, Erzurum ili, ….. ilçesi, ….. Mahallesinde bulunan 148 ada 117 parsel sayılı taşınmazın babası ….’den miras yolu ile kaldığını, gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sırasında etrafı tamamen tarım arazisi ile çevrili taşınmazın hukuka aykırı bir şekilde davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın kadastro çalışmalarından çok önce, kadimden beri ataları, dedesi, babası ve en sonunda kendisinin( davacının) zilyetliğinde olduğunu, adı geçenler tarafından düzenli olarak ihya edilerek kullanıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca Kadastro Kanunu’nun 12/3.maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Tortum Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2020/67 E., 2020/291 Karar sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazın kadastro tutanaklarının 06/12/2008 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin 06/12/2018 tarihinde dolduğu, davanın açılış tarihinin 01/08/2020 olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın 06/12/2008 tarihinde kesinleşen kadastro sonucu …. adına tespit edildiğini, daha sonra 14/10/2009 tarihinde Hazine tarafından tapu iptali ve tescil davası açıldığını ve Maliye Hazinesi adına iptal tescil hükmü kuruldığunu, bu kararın 31/10/2019 tarihinde kesinleştiğini, parsel numarasının 145 ada 57 parsel olarak değiştiğini, kadastro faaliyeti içerisinde tesis edilen ilk kayıt olarak sayılamayacağını, eldeki davanın 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 10.09.2021 tarihli, 2021/907 Esas ve 2021/1444 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından 01/08/2020 tarihinde kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasının dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihden itibaren 3402 sayılı Kanun’un 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka, kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünü içermektedir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı (V/3.2.) no.lu paragrafta açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına göre (IV/3.) no.lu paragrafta belirtilen şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/12/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.