YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9358
KARAR NO : 2022/8407
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ : ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : DOĞUBAYAZIT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne ilişkin olarak verilen karar, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar … ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde özetle; hudutlarını dava dilekçesinde bildirdikleri taşınmaz bölümünün, müvekkillerinden … tarafından 10.04.1995 tarihinde önceki malikinden satın alındığını ve bu tarihten itibaren de müvekkillerinin tamamı tarafından nizasız ve fasılasız şekilde zilyet edildiğini, önceki malik adına 1936-1938 yıllarına ait tahrir kayıtlarının bulunduğunu, müvekkillerinin taşınmazda eklemeli şekilde 80 yıllık zilyetliklerinin bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile eşit şekilde müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Davacılar vekili 16.11.2020 tarihli dilekçeyle; dava konusu edilen taşınmazların 581 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu bildirmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kaldı ki taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın vekil eden belediye ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, aleyhlerine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli, 2020/205 Esas, 2020/372 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların geldisinin 154 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olduğu ve taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 25.09.1986 tarihinden, davanın açıldığı 07.07.2020 tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle;
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli 54,40 TL harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
2.1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların eklemeli şekilde çok uzun yıllardır müvekkilleri tarafından kullanıldığını, taşınmazlarda kadastro tespiti yapılırken müvekkillerine herhangi bir bildirim yapılmadığını, müvekkillerinin iyiniyetli olması ve kadastro tespitinden de haberdar olmaması nedeniyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin eldeki davaya uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın esas yönüyle isabetli olduğunu ancak kararın vekalet ücreti yönüyle açık olmadığını, davalı taraf hakkında vekalet ücreti yönüyle ayrı ayrı hüküm kurulmadığı için kararın infazında sorun yaşanabileceğini ileri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönüyle kaldırılarak, kararın bu kısmının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 10.09.2021 tarihli, 2021/485 Esas, 2021/1447 Karar sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların geldisi olan 154 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve 26.09.1986 tarihinde tescil edildiği, bilahare taşınmazın ifrazıyla 581 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 581 ada 16 parsel sayılı taşınmazın mezarlık olarak kullanılmak üzere …’na tahsis edildiği, davacılar dava konusu taşınmazı tespit sonrası düzenlenmiş olan harici senet ile satın aldıkları ve bu tarihten itibaren taşınmazda zilyet oldukları iddiasıyla eldeki davayı açmışlarsa da, dava dilekçesinin içeriğinden, davacıların önceki zilyet Alihan Akagündüz adına kayıtlı 1936-1938 tarihli arazi tahrir kayıtlarına ve taşınmazlardaki 80 yıllık eklemeli zilyetliklerine de dayandıkları anlaşılmakla, Mahkemece dava konusu taşınmazların geldisi olan 154 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eldeki davada ret sebepleri ortak bulunduğundan kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dava değeri gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, vekalet ücretinin ne şekilde davalılara ödeneceği hususunda hüküm kurulmamasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle;
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulüne,
Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli, 2020/205 Esas, 2020/372 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye kalan 4,90 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ve ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davalılara eşit olarak verilmesine, peşin olarak yatırılan gider avansından varsa arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların eklemeli şekilde çok uzun yıllardır müvekkilleri tarafından kullanıldığını, taşınmazları müvekkilleri dışında kullanan kimsenin bulunmadığını, taşınmazlarda kadastro tespiti yapılırken müvekkillerine herhangi bir bildirim yapılmadığını, müvekkillerinin iyiniyetli olması ve kadastro tespitinden de haberdar olmaması nedeniyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin eldeki davaya uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık, Hukuki Nitelendirme ve Vakıalar
Kadastro sonucunda Ağrı ili, … ilçesi, …. Mahallesi çalışma alanında bulunan 154 ada 5 parsel sayılı 301.423,83 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle, Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit ve 26.09.1986 tarihinde tescil edilmiştir. Taşınmazın “154” olan ada numarası 04.09.1997 tarihinde “581” olarak değiştirilmiş, bilahare taşınmazın 06.09.2018 tarihinde ifrazıyla dava konusu 581 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur.
Dava; 07.07.2020 tarihinde açılmış olan, kadastro tespiti öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi; “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünü içermektedir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, (IV/3.) numaralı paragrafta yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçelere ve delillerin takdirinin yerinde olmasına göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı taraftan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.