Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9439 E. 2022/6337 K. 03.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9439
KARAR NO : 2022/6337
KARAR TARİHİ : 03.10.2022

MAHKEMESİ : ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : İSPİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA    
Davacı vekili dava dilekçesinde; … ilçesi, …. Mahallesi ile …. Mahallesi sınırlarında bulunan davacıya ait taşınmazın bir kısmının, …. Mahallesi 102 ada 1 no.lu parsel, bir kısmının ise …. Mahallesi 111 ada 10 no.lu parsel içerisinde kaldığını, çekişmeli taşınmazın 35-40 yılı aşkın süredir fiilen davacı tarafından kullanıldığını belirterek, keşif esnasında sınırları gösterilecek olan bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar açılan  davanın reddini savunmuştur. 
III.  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İspir Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/02/2020 tarihli ve 2015/447 E. 2020/61 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu,  mera ile arasında ayrıcı bir sınırın bulunmadığı, ayrıca yapılan hava fotoğrafı incelemesinde dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde kullanımın olmadığının belirtilmiş olması nedeniyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İspir Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, yeterli inceleme yapılmaksızın hüküm kurulduğu, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından Mecit Keleş isimli şahıstan satın alındığı, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine arazisi olarak kaydedildiği, kadimden beri mera olmadığının komisyon kararları ile sabit olduğu, taşınmazın mülkiyet hakkının 20 yıllık kazanma süresinin dolması ile kazanılacağı, 15-20 yıl iradi olarak terk edilmesinin zilyetliği ortadan kaldırmayacağının açık olduğu, bilirkişi raporlarına defalarca itiraz ettikleri halde raporun hükme esas alındığı, ayrıca Mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 10/09/2021 tarihli ve 2021/396 E. 2021/1422 K. sayılı kararıyla;  ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara göre, İlk Derece Mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. 
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrarlayarak  Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
3.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3.2.3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazineadına tespit edilir.’’ hükümlerini içermektedir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinin yerinde bulunmasına göre (IV.3) numaralı bentte yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının ONANMASINA, aşağıda dökümü yapılan 21,40 TL harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, 03/10/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.