Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9482 E. 2022/4607 K. 08.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9482
KARAR NO : 2022/4607
KARAR TARİHİ : 08.06.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Mahkemece yapılan inceleme sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA    
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 8791 ve 11126 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
III.  MAHKEME KARARI
Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/06/2008 tarihli ve 2006/78 E., 2008/270 K. sayılı kararıyla; 8791 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, 11126 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemece verilen kararın redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Bozma Kararı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05/02/2009 tarihli ve 2008/6459 Esas, 2009/604 Karar sayılı kararı ile: “Davacının eşi….’in zilyetliğe dayalı olarak dava konusu 8791 parsel ile dava dışı parsellerin tespitine itiraz ettiği Kadastro Mahkemesindeki yargılama sırasında eldeki dosyanın davacısı …’in ise miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak müdahil olarak katılmasına rağmen Kadastro Mahkemesinin 10.09.1999 tarihli ve 1996/342 Esas, 1999/292 Karar sayılı kararı ile 8791 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın, davacı …’ın bu taşınmaz ile ilgisi bulunmadığı, …’e miras yoluyla kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, müdahil olarak katılan …’in talebi yönünden bir karar verilmemiştir. Davacı … ile tespite itiraz eden…arasında bir halefiyet ilişkisi bulunmadığından Kadastro Mahkemesinde 8791 parsel hakkında … yönünden bir karar verilmediğinden HUMK’un 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturmayacağı, 11126 parsel yönünden yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, komşu taşınmazlara ait dayanak kayıtların getirtilerek nizalı taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiği, taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilen yerlerden olup olmadığının usulüne uygun araştırılmadığını belirtilerek, her iki parsel yönünden Mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Bozma Kararına Uyularak Verilen Mahkeme Kararı
Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/12/2016 tarihli ve 2009/164 E., 2016/394 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne çekişmeli taşınmazların Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
4. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemece veriler karar davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17/02/2021 tarihli ve 2017/1846 Esas, 2021/1330 Karar sayılı kararı ile, Mahkemece verilen kabul kararının dosya içeriğine, hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulüne, davanın tapu iptali ve tescil davası olup Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğine göre kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
6. Bozma Kararına Uyularak Verilen Mahkeme Kararı
Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/07/2021 tarihli ve 2021/155 E., 2021/245 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 1961 tarihinde Toprak Tevzi Komisyonunca çalışma yapıldığı, vergi kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına belirtildiği ve 31.07.1963 tarihli, 178 ve 104 sıra numarası ile tapuya tescil edildiği, 1993 yılında yörede yapılan kadastro çalışmalarında 11126 ve 8791 parsel numarası ile tapu kaydına dayalı olarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği, ziraat bilirkişi kurulu raporuna göre çekişmeli taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, tarım arazisi vasfında olduğu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından hazırlanan raporda; çekişmeli taşınmazların 1954, 1975 ve 1992 yıllarında tarımsal faaliyet yapılan, sabit sınırlı, nadasa bırakılan yerlerden olduğunun belirtildiği, komşu taşınmazların dayanak vergi kayıtlarının taşınmaz yönünü davacıların murisini okuduğu, Toprak Tevzi Komisyonu zamanında uygulanan vergi kaydındaki “kaş” diye tabir edilen sınırın genişletilmeye elverişli olmayan sınır olduğuna dair alınan rapor ve davacı tarafın murisine ait vergi kayıt tarihi olan 1938 yılı dikkate alındığında, davalı … adına tapu tesis tarihinden geriye doğru 20 yılın üzerinde malik sıfatıyla nizasız fasılasız eklemeli zilyetliğin davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
7. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Temyiz Nedenleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle, çekişmeli taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle mülkiyetinin kazanılamayacağını, davacının Yasa’da aranan zilyetliğinin olmadığını, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu, soyut tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre hüküm kurulduğunu belirterek ve re’sen görülecek diğer nedenler ile kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
9. Gerekçe
9.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava Kadastro tesbitinde esas alınan Toprak Tevzi Komisyonunca Hazine adına oluşturulan tapu kaydının öncesi nedenlere dayalı TMK’nın 713/1. ve 3402 sayılı Kanun’un 14. ve 46. maddeleri uyarınca açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
9.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. “
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi “Kadastrosu yapılacak veya daha önce kadastrosu tamamlanmış bulunan yerlerde, 766 sayılı Kanun’un 37. maddesi veya 4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz mallar bu Kanun hükümlerine göre doğan iktisap şartlarına istinaden zilyetleri adına tesbit ve tescil olunur.” hükümlerini içermektedir.
9.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV/6.) numaralı bendinde yer verilen Mahkemenin kararında dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre ve hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 08/06/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.