YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9531
KARAR NO : 2022/3580
KARAR TARİHİ : 27.04.2022
MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasındaki davadan dolayı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen tavzih talebinin reddine dair 2019/1120 Esas, 2021/1110 Karar sayılı 22/09/2021 tarihli kararın Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … vekili tarafından istenilmiş olmakla; dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı, 1859 doğumlu kök mirasbırakan … …’ın 17/06/1942 tarihinde dul olarak öldüğünü, kök mirasbırakanın çocuğu 1904 doğumlu … …’un da 17/06/1927 tarihinde ölümü ile geriye kök mirasbırakanın çocukları …, … ve …’ın mirasçı kaldıkları halde her nasılsa Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1427 Esas 2006/1264 Karar sayılı 04/08/2006 tarihli veraset ilamı ile Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1428 Esas., 2006/1265 Karar sayılı 04/08/2006 tarihli veraset ilamlarında yalnızca kök mirasbırakanın oğlu … …’ın mirasçılığına yer verildiğini, oysaki Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/572 Esas., 2007/724 Karar sayılı 26/04/2007 tarihli veraset ilamı ile Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1655 Esas., 2007/1499 Karar sayılı 06/09/2007 tarihli veraset ilamında mirasçıların eksiksiz gösterildiğini, … … mirasçıları olan davalıların, sadece kendilerinin mirasçı gözüktüğü veraset ilamlarına istinaden mirasbırakanlara ait tüm mal varlığını üzerlerine geçirip 3. kişilere sattıklarını, intikale dayanak veraset ilamlarının iptali için ayrıca dava açtıklarını, davalıların dava konusu 4446 ada 1 ve 4531 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda mirasbırakanların hisselerini anılan veraset ilamları uyarınca adlarına intikal ettirdikten sonra 4446 ada 1 parseldeki hisselerini 24.200 TL bedelle, 4531 ada 1 parseldeki hisselerini 4.200 TL bedelle diğer davalı …’a satış yolu ile temlik ettiklerini, mirasçılığın saklandığını ve yolsuz tescil oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava konusu 4446 ada 1 parsel ile 4531 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda mirasbırakanlara ait hisselerin tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini, olmazsa fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik miras payına isabet eden bedele karşılık 10.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; 25/02/2019 tarihli ıslah dilekçesinde, miras payına isabet eden taşınmaz değerini 19.619,00 TL olarak ıslah ettiğini belirterek, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı … ile dahili davalı …, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini; davalı …, tapu kaydına güvenen iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle, resmi senette yazılı değerler esas alınmak suretiyle tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne; tapu iptal tescil isteğinin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davalı …’un çekişme konusu taşınmazları elden çıkarmış olması nedeniyle tapu iptal tescil isteğinin reddine, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle çekişme konusu taşınmazların dava tarihi itibarıyla keşfen saptanan ve ıslah edilen değerleri nazara alınarak tazminat isteğinin kabulü ile 19.619,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ile dahili davalı …’tan müştereken ve müteselsilen tahsiline HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olarak karar verilmiş; karar ilamının dahili davalı …’a 31/08/2021 tarihinde tebliği üzerine dahili davalı … 10/09/2021 tarihli tavzih talebinde, istinaf kararında müştereken ve müteselsilen sorumluluğa karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira mirasçı eşi …’tan kendisine yalnızca ¼ miras payı geçtiği halde tazminat ve yargılama giderlerinin tamamından diğer davalı … ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, kararda maddi hatalar bulunduğunu belirterek istinaf kararının tavzihen düzeltilmesini istemiş; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2019/1120 Esas., 2021/1110 Karar sayılı 22/09/2021 tarihli Kararı ile; hükümde taraflara tanınan haklar ile yüklenen borçlarda değişiklik yapılmasına yönelik tavzih talebinin HMK’nin 305/2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle dahili davalının tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Tavzih talebinin reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2019/1120 Esas., 2021/1110 Karar sayılı 22/09/2021 tarihli kararı dahili davalı … vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesinde, bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, 1/a bendinde de, “miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş, 2021 yılı itibarıyla HMK’nın 362/1-a bendinde belirtilen 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırı 78.630,00 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.
Öte yandan; ketmi verese hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemiyle açılan davada dava değerinin, davacı ya da davacıların paylarına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda; dava, 5.000 TL değer gösterilmek suretiyle açılmış; çekişme konusu taşınmazlarda davacının miras payına isabet eden 19.619,00 TL üzerinden dava ıslah edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince, iptal tescil isteminin reddi, 19.619,00 TL bedelin tahsili yönünde yeniden hüküm kurulmuş; anılan karara karşı dahili davalı vekili tavzih talebinde bulunmuş; bu kez Bölge Adliye Mahkemesince, dahili davalının tavzih talebinin reddine ilişkin olarak verilen 22/09/2021 tarihli karar, dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; davacının payına isabet eden ve kabulüne karar verilen 19.619,00 TL’nin 2021 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; miktar itibarıyla temyiz kesinlik sınırının altında kalan ve bu nedenle temyizi kabil olmayan asıl karara karşı, dahili davalı tarafından yapılan tavzih talebinin reddine ilişkin olarak verilen kararın da miktar itibarıyla temyizi kabil olmayacağı açıktır.
Diğer taraftan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebileceği açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenden ötürü temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşılan eldeki dava yönünden tavzih talebinin reddine dair verilen 22/09/2021 tarihli kararın temyizine ilişkin dahili davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27/04/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.