YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9584
KARAR NO : 2022/580
KARAR TARİHİ : 24.01.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalılardan … vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz, davacı … vekili tarafından ise yasal süresi içerisinde duruşma istekli olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.05.2021 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … vekili Avukat …, temyiz eden davalı … vekili Avukat…… ile temyiz edilen Hazine vekili Avukat …… geldiler. Duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 121 parsel sayılı taşınmazın 29.250,00 metrekare yüzölçümüyle kayden 01/09/1987 gününde satın alındığını, müvekkili tarafından bankaya kredi başvurusu yapıldığı sırada, taşınmazın yüzölçümünün 4.800,00 metrekareye indiğinin öğrenildiğini, yapılan araştırma sonucunda, taşınmazın yüzölçümünün azalma sebebinin, Kilis Kadastro Mahkemesinin 1983/25 Esas, 1988/38 Karar sayılı dosyasından verilen karar olduğunu öğrendiği, ancak söz konusu dosyada müvekkili taraf yapılmadığı için kararın maddi anlamda kesinleştiğinden de söz edilemeyeceğini ileri sürerek, taşınmazın eski yüzölçümüyle müvekkili adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde ise müvekkilinin uğradığı zararın miktarının hesaplanarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalılardan … cevap dilekçesinde; 120 parsel sayılı taşınmazın babası …’e ait olduğunu ve taşınmazın sınırlarında bugüne kadar bir değişiklik olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2- Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin 119 parsel sayılı taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını, kaldı ki 119 parsel sayılı taşınmaz ile davacı adına kayıtlı 121 parsel sayılı taşınmazın sınır da olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3- Davalı …’na izafeten Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, Kilis Kadastro Mahkemesinin 1983/25 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde, yargılama sırasında 121 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki maliki olan… yargılama sırasında vefat etmiş olmasına rağmen mirasçılarının davaya dahil edilmediği, gerekçeli kararın da yine … mirasçılarına tebliğ edilmediği, kaldı ki Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, 121 parsel sayılı taşınmaz eldeki davanın davacısı … tarafından 01/09/1987 gününde kayden satın alınmasına rağmen …’ın Kadastro Mahkemesinde taraf yapılmadığı, Mahkeme kararında her ne kadar kesinleştirme şerhi bulunsa da bu şerhin inşai mahiyette olmayıp açıklayıcı mahiyette olduğu, kesinleştirme işleminin şekil şartları yerine getirilmediğinden Kadastro Mahkemesi kararının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda eldeki davada tapu iptali ve tescil talebinin de değerlendirilemeyeceği, henüz mevcut bir zarar mevcut olmadığından tazminata ilişkin talebin de dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar:
Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde, davacı … vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri:
1- Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin tapu kaydına güvenerek 121 parsel sayılı taşınmazı kayden satın aldığını, taşınmazın bu esnada Kadastro Mahkemesinde davalı olduğunu bilmediğinden ve Mahkemece kendisi davada taraf da yapılmadığından taşınmaz ile ilgili karardan da haberdar olmadığını, banka kredi başvurusu yaptığı sırada taşınmazın yüzölçümünün azaldığını öğrendiğini, Kadastro Mahkemesi kararının usulsüz şekilde kesinleşmesi sebebiyle taşınmazla ilgili kararın da yolsuz olduğunu belirterek, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2- Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin 119 parsel sayılı taşınmazı tapuya güvenerek iyiniyetli şekilde satın aldığını, 119 parsel sayılı taşınmaz ile davacı adına kayıtlı 121 parsel sayılı taşınmaz sınır komşusu olmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Kadastro sonucunda Kilis/Merkez/Çörten Mahallesi çalışma alanında bulunan 119 parsel sayılı 14.650,00 metrekare, 120 parsel sayılı 11.000,00 metrekare ve 121 parsel sayılı 29.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla, … …, … ve… adına tespit edilmiştir.
120 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki … tarafından, 120 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 24 dönüm olmasına rağmen kadastro sırasında 11 dönüm olarak tespit edilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, komşu 119 ve 121 parsel sayılı taşınmazların malikleri hasım gösterilmek suretiyle Kadastro Mahkemesinin 1983/ 25 Esas sayılı dosyasında taşınmazların kadastro tespitine itiraz davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 119 ve 120 parsel sayılı taşınmazların toplamıyla oluşan 25.650,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün 119 parsel sayılı taşınmaz maliki adına tesciline, 121 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 21.900,00 metrekarelik bölümünün ise davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin 25/08/1988 gününde kesinleşmiştir.
Bilahare, 119 parsel sayılı taşınmaz kayden satış suretiyle … adına, 120 parsel sayılı taşınmaz eşit paylarla … ve … adına ve 121 parsel sayılı taşınmaz ise … adına tescil edilmiştir.
Dava; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. Değerlendirme
Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe uyarınca yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Dava konusu 119, 120 ve 121 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine, 120 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki … tarafından, Kilis Kadastro Mahkemesinin 1983/25 Esas sayılı dosyasında itiraz edilmiş, yargılama sırasında 121 parsel sayılı taşınmaz maliki… vefat etmesine rağmen … mirasçıları davaya dahil edilmeksizin yapılan yargılama sonunda, Mahkemece 10/03/1988 gününde (IV). bendin 3.1. fıkrasında açıklanan şekilde karar verilmiş, karar… mirasçılarına tebliğ edilmeksizin 25/08/1988 gününde kesinleştirilmiştir. Ne varki, Kadastro Mahkemesi kararı davalı … Demir mirasçılarına tebliğ edilmediğinden, kararın kesinleştiğinden söz edilemez.
Yine, Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında 121 parsel sayılı taşınmaz kayden eldeki dosya davacısı … tarafından satın alındığı halde … da davaya dahil edilmeksizin hüküm kurulmuş olup, eldeki dava dosyasında Mahkemece verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Kapatılan 16. Hukuk Dairesinin 28/05/2021 tarih, 2018/5614 Esas, 2021/4383 Karar sayılı kararıyla, “Kilis Kadastro Mahkemesi’nin 10/03/1988 tarih, 1983/25 Esas, 1988/38 Karar sayılı dosyasının mahkemesine gönderilerek gerekçeli kararın, dava konusu 121 parsel sayılı taşınmazı 01/09/1987 tarihinde kayden satın alan davacı …’a tebliğ edilmesi ve temyiz süresinin beklenmesinin istenmesi” yönüyle dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş, Kilis Kadastro Mahkemesi’nin 10/03/1988 tarih, 1983/25 Esas, 1988/38 sayılı kararının eldeki dosya davacısı …’a tebliğ edilmesi üzerine karar, davacı … vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş, Mahkeme dosyasının aslı, temyiz formu düzenlenmeksizin dosyamız arasına konularak Dairemize gönderilmiştir.
Dava konusu taşınmazların davalı olduğu Kilis Kadastro Mahkemesi’nin 10/03/1988 tarih, 1983/25 Esas, 1988/38 Karar sayılı kararı kesinleşmediğine ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla halen derdest olduğuna göre, eldeki davanın, derdest davaya katılma niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davaya bakma görevi Kadastro Mahkemesine ait olup, Mahkemece görevsizliğe ve dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
VI. SONUÇ:
Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.11.2020 gününde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, temyiz eden davacı … vekili için 3.050,00 TL. duruşma vekâlet ücretinin diğer temyiz eden davalı …’ten alınmasına, temyiz eden davalı … vekili için 3.050,00 TL. duruşma vekâlet ücretinin de diğer temyiz eden davacıdan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.