Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9705 E. 2021/8161 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9705
KARAR NO : 2021/8161
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan babası …’nin, 396 ada 36 parsel sayılı taşınmazının 1/8’er payını ileride diğer mirasçılarına verilmek üzere mirasçılarının yakınları olan davalılar …, …, … ve …’e satış suretiyle temlik ettiğini, işlemlerin kendisinden mal kaçırmak amacıyla, muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davalılar … yönünden davadan feragat ettiğini bildirmiş, aşamada davalılardan …’in payını dava dışı …’ye devretmesi üzerine 13.11.2012 tarihli dilekçesi ve 31.10.2013 tarihli duruşmada alınan beyanlarıyla talebini pay oranında tazminat isteğine dönüştürmüştür.
Davalılar, savunma getirmemişlerdir.
Mahkemece, davalılar … yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davalılar … ve … yönünden ise davanın kabulü ile 102.678,13-TL’nin davalılardan tahsiline ilişkin verilen kararın davalı … tarafından temyizi üzerine, Dairece; “… mirasbırakan …’nin dava konusu 396 ada 36 parseldeki payını davacıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde davalılara temlik ettiği ve davacının yargılama sırasında davalılar … bakımından davasından feragat ettiği saptanmak suretiyle davalılar … yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalılara yönelik talebin tazminata dönüştürüldüğü gözetilerek bu kişiler yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı …’in bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ne var ki, somut olayda davacının miras payı 1/5 olup mirasbırakanın davalılar … ve …’e muvazaalı şekilde temlik ettiği payların toplamda 2/8 olduğu buna karşın Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın 1/8 payının(arsa ve bina toplamı) dava tarihinde 102.678,13-TL değerinde olduğu belirlendiği halde, mirasbırakan tarafından temlik edilen paylar üzerinden davacının miras payı oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taşınmazın 1/8 payının değeri üzerinden tazminata hükmedilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı …’in 41.071,25 TL tazminat bedelinden sorumlu olmak üzere 102.678,13 TL’nin davalılardan tahsiline ilişkin olarak verilen kararın davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece bu kez, “ Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin bozma kararına uymasıyla davanın artık bozmada gösterilen yön, kapsam ve sınırlar çerçevesinde sonuçlandırılacağı; başka bir ifadeyle, bozmaya uyulmakla taraflar yararına usulî kazanılmış hak oluşacağı ve mahkemenin uyulan bozma kararının gereklerini yerine getirmekle yükümlü hale geleceği tartışmasızdır. Ne var ki, bozma ilamında davalı … yönünden kendisine temlik edilen 1/8 pay değerinden (102.678,13 TL), davacının miras payı olan 1/5 oranında sorumlu tutularak tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, Mahkemece bu oran gözetilmeksizin fazla tazminata hükmedilmiş olması isabetli değildir. Öte yandan, davalı … yönünden davanın kısmen reddine karar verildiği gözetilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir. Hâl böyle olunca, davalı … yönünden, …’e devredilen 1/8 payın (arsa ve bina toplamı) dava tarihindeki değeri olan 102.678,13 TL üzerinden davacının miras payı olan 1/5 oranında tazminata ve reddedilen kısım yönünden de … lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesi ile bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davalılar … yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı … aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne ve davalı … sadece 20.535,62 TL tazminat bedelinden sorumlu olmak üzere 102.678,13 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılardan … vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde davalılar … yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacının miras payı değeri olan 20.535,62 TL tazminat bedelinin davalı …’den tahsiline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, Yerel Mahkemece verilen ikinci kararda (2015/161 E-2017/54 K sayılı) faiz talebi ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmadığı ve bu kararın yalnızca davalı … tarafından temyiz edildiği, davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmadığı, davalılar lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilerek son kararda faize hükmedilmemiş olması da doğrudur. Davalı … ve davacı vekillerinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ne var ki, dava konusu taşınmazda muris tarafından davalıların her birine devredilen 1/8 payın keşfen belirlenen değerinin 102.678,13 TL olduğu, davacının payına düşen ( 1/5) değerin ise 20.535,62 TL olduğu, davacının 11.06.2013 tarihli ıslah dilekçesinde davasını 102.678,13 TL olarak ıslah ettiği ve bu değer üzerinden harç ikmalinin yapıldığı, bozma öncesi verilen her iki kararda da toplam 102.678,13 TL’nin davalılar … ve …’den tahsiline hükmedildiği, söz konusu kararların sadece davalı … tarafından temyiz edildiği, davalı …’in temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, 102.678,13 TL’den davacının payı olan 20.535,62 TL nin davalı …’den, kalan miktarın diğer davalı …’den alınmasına karar verilmesi gerekirken; davalı … sadece 20.535,62 TL tazminat bedelinden sorumlu olmak üzere 102.678,13 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının davasını ıslah ettiği miktarın tamamı (102.678,13 TL) üzerinden dava kabul edildiğine göre, yani reddedilen kısım bulunmadığına göre davalı … lehine vekalet ücreti hükmedilmesi (bu hususa ilişkin önceki bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu gözetilerek) de isabetsiz ise de, anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 2-3 ve 4. bentlerinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerlerine 2.bent olarak; “Davalılar … ve … aleyhine açılan davanın kabulü ile ; 20.535,62 TL’nin davalı …’dan, kalan 82.142,51 TL nin ise davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, davalı … lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 9. bendin hüküm yerinden çıkarılmasına, hükmün 5, 6, 7, 8 bent numaralarının sırasıyla 3, 4, 5 ve 6 olarak değiştirilmesine, tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.