Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9763 E. 2022/1850 K. 07.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9763
KARAR NO : 2022/1850
KARAR TARİHİ : 07.03.2022

MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babasının, 25 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 nolu bağımsız bölümünü davalı eşi …’ya, 81 ve 82 parsel sayılı taşınmazlarını diğer davalı oğlu …’a satış suretiyle temlik ettiğini, anılan temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı …, mal kaçırma iddiasının haksız olduğunu zira mirasbırakanın terekesinde çok önemli miktarda taşınmaz ve nakit bulunduğunu, kendisinin evlenmediğini ve mirasbırakanın ihtiyaçlarını karşıladığını, hastalık dönemlerinde maddi manevi destek olduğunu, mirasbırakanın minnet duygusuyla davaya konu iki taşınmazı kendisine devrettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, dava konusu taşınmazı 1977 yılında kendi çalışması sonucu elde ettiği kazanç ve babasının katkıları ile üçüncü kişiden satın aldığını, davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Araklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/02/2021 tarihli ve 2018/286 E., 2021/31 K. sayılı kararıyla; (2) nolu bağımsız bölümün davalı … tarafından üçüncü kişiden satın alındığı gerekçesiyle (2) nolu bağımsız bölüm yönünden davanın reddine, davalı … adına kayıtlı 81 ve 82 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise mal kaçırma ve muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle, 81 ve 82 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalı … vekili, terekede önemli miktarda taşınmaz ve nakit bulunduğunu, yörede sıklıkla kız çocuklarından mal kaçırılarak erkek çocuklara verilmesi yönündeki davranışın dava konusu olaya uygun olmadığını, davacının mirasbırakanın evlilik dışı ilişkisinden olan kız çocuğu olduğunu ancak mirasbırakanın davacıyı, diğer çocukları gibi görmediği ve dışladığı yönündeki gerekçenin hiçbir kanıta dayanmadığını, karar metnine alınan tanık beyanlarının hangi sebeple kabul edilmediğinin açıklanmadığını, davaya konu iki taşınmazın değeri ve bu değerin murisin toplam malvarlığına oranının yanlış düzenlenen itiraza uğramış bilirkişi raporuna dayalı olduğunu, kaldı ki dava konusu taşınmazların edinilmesinde davalının katkısı dikkate alındığında söz konusu oranın tamamen değiştiğini, davalının babasının bakımını üstlenmesinin taşınmaz devir tarihinden sonra olduğuna ilişkin gerekçenin de dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 24/09/2021 tarihli ve 2021/1608 Esas, 2021/1813 Karar sayılı kararıyla; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı … vekili, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma yapıldığını belirterek, istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Uygulamada ve öğretide “muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
3.2.2. Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; “Görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı (V/3.2) paragraftaki yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle davaya konu temliklerin ölünceye kadar bakma akdi ile değil, satış suretiyle yapılmış olması nedeniyle makul oran araştırmasının yapılmasına gerek yok ise de, sair delillerle davanın kısmen kabulünde isabetsizlik bulunmadığı gibi bu yöne değinen temyiz istemi bulunmadığından bozma sebebi yapılamayacağına göre Bölge Adliye Mahkemesinin (IV/3). paragrafta gösterilen gerekçeyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 14.350,08 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/03/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.