Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9905 E. 2022/3905 K. 17.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9905
KARAR NO : 2022/3905
KARAR TARİHİ : 17.05.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : HENDEK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalı … yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu 294 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, diğer dava konusu 1083 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve bir kısım davalılar … v.d. vekilinin istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davacının istinaf dilekçesinin reddine; bir kısım davalılar vekili … v.d. vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak, davalı … yönünden davanın feragat nedeniyle, diğer davalılar yönünden ise davanın esastan reddine dair verilen karar davacı vekili ve tereke temsilcisi tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 17/05/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat …geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden tereke temsilcisi … ve diğerleri gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babası …’ın 294 ve 1083 parsel sayılı taşınmazlarını kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalıların murisleri olan erkek çocuklarına satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile tüm mirasçılar adına tescilini istemiş, aşamada davalılardan … yönünden davasından feragat ettiğini bildirmiş, yargılama sırasında mirasbırakanın terekesine temsilci atanmıştır.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar … v.d. vekili; mirasbırakan…ın ölmeden önce çocukları arasında mirasını paylaştırdığını, temliklerin muvazaalı olmadığını, davacının kötüniyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuşur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Kaldırma Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 07/05/2019 tarihli ve 2019/172 E., 2019/684 K. sayılı kararıyla; davacının tüm mirasçılar adına tescil istekli eldeki davayı açtığı, veraset ilamı uyarınca dava dışı olan başkaca mirasçıların bulunduğu, bu durumda mahkemece, dava dışı mirasçıların davaya olurlarının alınması bunun mümkün olmaması durumunda iştirak halinde mülkiyet kuralları gereği TMK’nın 640. maddesi uyarınca atanacak tereke temsilcisi aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi gerektiği, ayrıca paylaştırma savunması üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/10/2020 tarihli ve 2019/237 E., 2020/138 K. sayılı kararıyla; davalı … yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu 294 parsel yönünden mirasbırakan tarafından davalılara yapılan temlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, diğer dava konusu 1083 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4.Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
5. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili; yerel mahkemece 294 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen red kararının hatalı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bir kısım davalılar … v.d. vekili; yerel mahkemedeki beyanlarını tekrarla, dava konusu 1083 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, muvazaa iddiasının ispatlanamadığını belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.
6. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 21/09/2021 tarihli ve 2021/301 E., 2021/1347 K. sayılı kararıyla; dava konusu 294 parsel sayılı taşınmaz yönünden mirasbırakan tarafından yapılan bir temlikin bulunmadığı, 01/04/1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, diğer dava konusu 1083 parsel (yeni 1305 ada 31 parsel) sayılı taşınmaz yönünden ise, dinlenen tanıkların mirasbırakanın davacı kızından mal kaçırma iradesi içinde olduğuna dair herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, mirasbırakanın terekesinde birçok taşınmazının bulunduğu, mevcut deliller ile muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise tereke temsilcisinin atanması ile davacının davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine, bir kısım davalılar … v.d. vekilinin ise HMK’nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak, davalı … yönünden davanın feragat nedeniyle, diğer davalılar yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, istinaf mahkemesince davacının temyiz hakkının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının miras hakkı olduğu için istinaf ve temyiz hakkının da bulunduğunu, mirasbırakanın kız çocuklarından mal kaçırdığını, erkek çocuklarını her zaman üstün tuttuğunu, en değerli yerlerini oğullarına verdiğini, mirasbırakanın geriye kalan taşınmazlarının niteliksiz tarım arazisi vasfında ve değersiz olduğunu, dava konusu 294 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde mirasbırakanın erkek çocukları daha 9-10 yaşlarındayken dahi onlar üzerlerine taşınmaz almaya başladığı görüleceğini, muvazaa iddiasının ispatlandığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
Tereke temsilcisi …; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı ile son kararı arasında çelişki bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemişlerdir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunu’nun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.2.2. Öte yandan, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat külfeti 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi gereği davacı tarafa aittir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV./6.) numaralı bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; tereke temsilcisinin ve davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının tereke temsilcisinden ve davacıdan ayrı ayrı alınmasına, 17/05/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.